IPHaber
Son Yazılar

Genel


Wi-Fi’de Yeni Standartlar ve Haberler

Mart 17, 2009 by admin in Genel with 0 Comments

BT North America firması yaptığı bir araştırma sonrasında kontrolör-bazlı yaygın WLAN’ların kurumsal networklerde hızla bir standart haline gelmekte olduklarını bildirdi. Yine aynı araştırma sonucuna göre ankete katılan firmaların neredeyse üçte biri önümüzdeki 12 ay içerisinde yeni gelen 802.11n WLAN standardına geçeceklerini belirtmişler.

Söz konusu araştırmayı yürütenler henüz onaylanmamış bir standart için benimsenme oranının emsalsiz derecede olduğunu zira 11n’in sağladığı avantajların kayda değer sayıdaki kurumsal site için acil ihtiyaç durumunda olduğunu belirtiyorlar. Ancak yine aynı araştırmaya göre ankete katılanların yarısı aceleci olmamak gerektiğini belirtmişler.

BT’nin yürüttüğü çalışma, üç hafta kadar önce ABI Research firmasının yayınladığı ve 802.11n’in akademik sektörde de tutulduğunu ortaya koyan çalışmanın adeta devamı niteliğinde. ABI, şirketin başkan yardımcısı ve araştırma müdürü Stan Schatt’ın da doğruladığı üzere, yüksek öğretim sektöründe 11n penetrasyon oranının çok da yüksek bir oran olmayan yüzde 2,3 civarında olduğunu ancak bunun henüz bir ön-standart teknolojisi olduğu göz önünde bulundurulduğunda hayli etkileyici olduğunu belirtiyordu. ABI ayrıca 11n’in kampus içi benimsenmesinde video oynatımının sürükleyici faktör olduğunu ileri sürüyor.

Wi-Fi standartlarından bahsederken IEEE’nin de iki hafta kadar önce, AP’ler (erişim noktaları) arasında 50mili-saniyeden kısa sürede roaming iletimi gerçekleştirebilen 802.11r’yi ya da daha yaygın bilinen adıyla Fast Basic Service Set Transition’ı (Hızlı Temel Hizmet Seti Geçişi) tamamladığından bahsetmekte yarar var. Bunun anlamı ise, siz kampus içerisinde veya teknoparkta dolaşırken erişim noktalarının VoIP görüşmelerini birbirlerine aktararak kesintisiz görüşme sağlayabilecekleri. Techworld’e göre bu yeni teknoloji ayrıca Wi-Fi İttifakı’nın sertifikalı Wi-Fi üzerinden VoIP programının kurumsal bir versiyonunu önümüzdeki yıl hizmete sunabilmesinin önündeki engelleri de kaldırıyor.

Yine iki hafta kadar önce Google Android 1.0 işletim sistemi için tasarlanan araç-kitindeki Bluetooth ve de GTalk Service adlı hızlı mesajlaşma uygulamalarını görücüye çıkardı. Android’in Bluetooth uygulamalarından sorumlu mühendislerden birisi olan Nick Pelly, Android Geliştiricileri Web güncesinde söz konusu uygulamaları Android 1.0’ın piyasaya sürüldüğü tarihe yetiştirmeyi başaramadıklarını itiraf ediyordu. Google bu konu hakkında önümüzdeki sürümlerde de Bluetooth desteği vermeyi sürdüreceğini belirtti ancak bir zaman çizelgesi yayınlamadı. GTalk Service uygulaması kişisel bilgileri açığa çıkartabilecek güvenlik açıkları nedeniyle bir süre önce kaldırılmıştı.

Son haftalarda yaşanan bir diğer gelişme ise birkaç sağlayıcının kablosuz geniş-bant teknolojisinde yaşanan ilerlemeleri duyurması oldu. Nortel ve LG Electronics firmaları Nortel’in Ottowa’da bulunan geliştirme merkezinde kısa süre önce gerçekleştirilen bir test sonucunda iki hücresel site arasında canlı LTE takası gerçekleştirmeyi başardıklarını açıkladılar. Nortel yaklaşık olarak saatte 100 km hızla giden bir araçtaki cep telefonuna yüksek çözünürlükte video yayını göndermeyi başardıklarını açıkladı.

Bu arada Ericsson firması da Sydney’de veri hızları saniyede 160Mb’i bulan bir LTE demo sürümünü tanıttı. Ancak Ericsson bir baz istasyonuna bağlantı ataması yapılmış bir notebook kullanarak bu hıza ulaştıklarını açıkladı. Ericsson firmasının stratejik pazarlama müdürü Colin Goodwin gerçek dünya koşullarında bu hızın çok daha düşük kalacağının altını çizdi. Yani söz konusu tanıtım en azından gösteriş için yapılan ve gerçekleri gizleyen bir tanıtım değil samimi bir demoydu.

Regülatör haberlerine geçecek olursak, Tayland hükümetinin sahibi olduğu telekomünikasyon firması TOT, sahip oldukları alt birim Thai Mobile’ın 1900 MHz bant-genişliğini 3G servislerin sunumu için Tayland’ın en büyük GSM mobil operatörü olan AIS firması ile paylaşmak konusunda gönülsüz olduğunu açıkladı. AIS söz konusu bant-genişliğini yap-işlet-devret modeli altında 3G hizmetleri sunmak üzere paylaşmak istiyor.

Ancak TOT, 10 MHz’lik bir spektrumu paylaşıma açsalar da AIS’in kullanacağı 5MHz’lik spektrumun sağlam bir 3G servisi sunmak için yeterli olmayacağını, 15MHz’lik paylaşımın bile oldukça zayıf kalacağını iddia ediyor.

Networking cephesinde ise WirelessHD (Kablosuz yüksek çözünürlük) endüstri konsorsiyumu, Dijital Aktarım Lisanslandırma İdaresi’nin (Digital Transmission Licensing Administrator – DTLA) Dijital Aktarım İçerik Korunumu (DTCP) şartnamesine WirelessHD için yeni bir ek oluşturduğunu ve yayınladığını duyurdu. Yeni şartname, WirelessHD teknolojisi kullanan ev tipi networkler üzerinden yüksek çözünürlüklü video aktarımı için ilk içerik koruma şifreleme şemasını oluşturuyor. Bu gelişme aynı zamanda DTCP’yi destekleyen Hollywood sektöründeki WirelessHD’ler için de fiili bir onay anlamına geliyor.

Yine bu iki haftalık periyot içerisinde karşımıza çıkan büyük anlaşmalar arasında, MiTAC navigasyon çözümü sunan alt kuruluşlar Mio ve Navman’ın Tele Atlas dijital haritalarının ve içeriğinin iki markaya ait olan PND’lerde (kişisel navigasyon cihazları) kullanımına olanak veren anlaşmanın üç yıl daha uzatılması ve Motorola’nın Kurumsal Mobilite biriminin Nanjing Telekomünikasyon ve İleti Üniversitesi (Nanjing University of Posts and Telecommunications) için kampus çapında bir kablosuz LAN konuşlandırma anlaşması yer alıyor.

Eylül ayının ilk haftası iç-mekan kablosuz teknolojisi için de oldukça önemli ve hareketli geçen bir hafta oldu. Zira, ADC firması Denver – Colorado’da düzenlenen Demokratların Ulusal Kongre’sinde aktif dağıtımlı anten sistemlerini (active distributed antenna systems – DAS) tanıtma imkanı yakaladı. ADC firması ABI Reserach araştırma firmasının verilerine dayanarak yaptığı sunumda ayrıca aktif DAS kullanımının faydalarını da ortaya koydu. Söz konusu verilere göre büyük binalardaki kapsama provizyonuna olan talep, 2013 yılına dek aktif DAS cihazlarına yıllık yaklaşık yüzde 28’lik bir bileşik büyüme oranı getirecek ve bu sektör 9,2 milyar dolarlık bir sektöre dönüşecek.

Ve son olarak UNICEF de acil durumlarda bağlantı sağlamak üzere geliştirilen ve taşınabilirlik ihtiyacını karşılayabilecek kadar küçük yapıdaki bir sisteme ait iki adet prototipin testini başarıyla gerçekleştirdi. UNICEF’in iletişim bölümü tarafından geliştirilen “Bee (Arı)”, ticari olarak satışa hazır olan (COTS) ürünleri kullanıyor ve bir adet uydu bağlantısı, hücresel bağlantı, web kameraları ve ultra-düşük-güçte bilgisayarlar barındırıyor. Bee’de ayrıca bir FM radyo istasyonu, Wi-Fi ve mobil mesajlaşma destekleri de yer alıyor. UNICEF Bee’yi bir doğal felaket veya acil durum yaşanması halinde ilk iki haftalık süre içerisindeki acil yardım işlerinin daha kolay halledilmesi için tasarladı. 160 characters adlı Web sitesinin verdiği bilgiye göre acil durumun ardından bölgede bırakılacak olan bu sistem toplumun izleme, değerlendirme, eğitim ve sağlık programlarına da entegre olacak.

Tagged , ,

Related Posts

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kapat