IPHaber
Son Yazılar

Genel


Uzak mesafe bir türlü yakınlaşamıyor

Haziran 30, 2008 by admin in Genel with 0 Comments

Özel operatörlerin sorunlarını Netone Telekom Ses Ürün Müdürü Barış Bulut’tan dinledik.

Son günlerde özel operatörler, Türk Telekom ve Telekomünikasyon Kurumu neredeyse Bermuda Şeytan Üçgeni’ni hatırlatıyor. Bu bölgeye giren herhangi bir konudan bir daha haber alınamıyor. 2004’te başlayan serbestleşme, görüşlerini aldığımız Netone Telekom Ses Ürün Müdürü Barış Bulut’a göre sadece yüzde 3 dolaylarında gerçekleşmiş durumda.

CW: Özel operatörlerin şu anki durumunu incelersek, neler bekleniyor ve ne yapılması gerekiyor?
Barış Bulut: Aslında her şey. Öncelikli olarak ise şehir içinin özel operatörlere açılması ve numaralandırma konusunda gerekli düzenlemelerin yapılması. Şu anki durumu incelersek şehir içi iletişimin Türk Telekom’un cirosunun ve kârının çoğunluğu olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla Türk Telekom bunun çıkmasını istemiyor. Buna karşılık Telekomünikasyon Kurumu (TK), insanlar, herkes rekabetin açılmasını, fiyatların ucuzlamasını, seçeneklerin olmasını isterken, TK anladığım kadarıyla çok da rahat karar veremiyor.

İşin aslı şehir içi çağrı sonlandırmakta. Şehir içi hizmet vermenin şu anki sistemden hiçbir farkı yokken bu yasak olduğu için verilemiyor. Ben bunu biraz da bağnazlık olarak tanımlıyorum. Bu alanın rekabete açılması durumunda bir takım cirolar başka şirketlere, yapılandırmalara kayacak ama zaten olması gereken de bu. Serbest piyasanın gereği bu. Kimse kimseyi ezmesin gibi belirli kurallar koyarız. Sonuçta da başarılı iş modeline sahip olan, başarılı olan ortaklıklar kazanır. En sonunda da fiyatlar belirli bir yere oturur.

Bunun ardından numaralandırma planının gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu alanda da çalışmalar yapılması gerek. Burada çok rahatlıkla böyle olsun, şöyle olsun denebilecek bir çözüm yok. Oturup düşünmek lazım, basit bir şey değil nihayetinde. Numaralandırma için ayrı blok mu verilecek, kime ne blok verilecek, yönlendirmeler nasıl yapılacak düşünülmesi lazım.

CW: Telkoder ile Türk Telekom arasındaki mahkeme durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Barış Bulut: Burada özel sektör savlarında haklı. Çünkü şehir içi fiyat şehirlerarası tarifeden daha yüksek şu an. Örneğin bu binadan Hakkari’yi aramak yan binadaki bakkalı aramaktan daha ucuz. Ama fiyat olarak bunun böyle olması imkansız çünkü uzak yeri aramanın maliyeti daha fazla.

CW: Tarifeler dışında yaşananlar nedir peki?
Barış Bulut: Türk Telekom’un kiralık hatları konusunda birtakım teminat isteme durumları var. Zaten pek çok şeyi teminat karşılığı elde ediyor, lisans karşılığı alıyoruz. Örneğin bir kiralık hattın bedeli 157 liraysa istenen teminat 187 liraya çıkabiliyor. Türk Telekom konumundaki bir şirketin ince ayarlardan ziyade işi biraz daha toptancılığa dökmesi faydalı olur herkes için. Biraz daha nötr bir ortam sağlayıp herkesin ondan bir şeyler alabileceği, toptancılığa dönmesi daha faydalı olur diye düşünüyorum. Tabii perakende hizmeti de olacak, bizim sattığımızı o da satacak.

Biz, ondan alıp, üzerine iş modeli ekleyip satmaya çalışacağız. Ama her durumda kendisi bize engel koyarsa işler yürümez hâle geliyor. Şu an Haziran 2007’deyiz. 3 sene oldu lisanslar çıkalı. Ancak 17 Mayıs’ta dağıtıldı. 3 sene geçti üzerinden ve hâlâ şehir içi hizmeti veremiyoruz. Müşterilerimize bunu bırak, benden al diyemiyoruz. Sen sadece 0 ile başlayan uzak mesafe çağrılarını bana gönderebilirsin gibi kısık sesle söyleyebildiğimiz bir argümanımız var. O da bir yere kadar işe yarıyor. Ne kadar işe yaradığıyla ilgili tahminimiz yüzde 3. Yani serbestleşme sadece yüzde 3 oranında gerçekleşebilmiş durumda.

CW: Ses iletişiminde alternatif operatörlerin payı nedir?
Barış Bulut: Önce operatörlerin elinde ne var ona bakmak gerek. Birincisi yurtdışından buraya gelen düşük kâr marjlı trafik konusunda giriş için çok fazla yer yok ve çok fazla fiyata duyarlı bir şey bu. Yani yurt dışındaki şirketleri cent’in 10’da biri kadar daha düşük fiyat bile verilse o tarafa doğru kayıyorlar. Bunun dışında Türk Telekom gibi bir şirketle anlaşma yapmak çok zor.

Yurtdışında bir operatörseniz, o ülkenin trafiğinin yüzde 20-25’ini taşıyabiliyor olmanız lazım ki Türk Telekom’a yanaşabilesiniz. Dolayısıyla onların tarafında Türk Telekom’a değil bize doğru bir yaklaşma söz konusu. Yurt dışından Türkiye’ye akmakta olan trafik benim tahminime göre 1 küsur milyar dakika seviyesinde. Bunun büyük çoğunluğu özel operatörlere geçti. Ama burada dediğim gibi düşük bir kâr marjı var.

Diğer taraftan Türkiye’den yurt dışına giden transit trafik var. Türkiye’deki yerel GSM şebekelerinden kaynaklanan bir trafik bu. Bu GSM operatörlerinin yurt dışına çıkış trafiğinin özel operatörler tarafından taşınması zorunlu hale getirildi. Yani Türkiye’deki GSM operatörleri kendi başlarına yurt dışındaki sabit operatörle anlaşma yapamıyorlar. Örneğin ben cep telefonumdan Almanya’daki bir sabit numarayı aradığım zaman bu çağrı özel operatörler üzerinden gidiyor.

İkincisi Türkiye’den yurtdışına giden transit uluslar arası trafik. Bunun da bir kısmı özel operatörlerde. İddialara göre şu an yüzde 15 seviyelerinde bir pay bulunuyor. Ama asıl uzun vadeli, uzun soluklu olarak gidilmesi gereken Pazar Türkiye’deki sabit müşteriler. Biz sabit telekom operatörüyüz.

Şunu söyleyebilirim toparlarsak. Çok embriyonik basamaklardan geçiyoruz. Yurt dışından gelende çok büyük bir oran özel operatörlerde. Yüzde 40-50 civarı yaklaşık olarak. Türkiye’den yurt dışına çıkan trafikte ise yüzde 15-20 diye tahmin ediyorum. Ama gerçek perakende pazarı, gerçekten konuşan insanların oradan oraya geçirilmesi yüzde 3 olarak tahmin ediyoruz.

CW: Netone yabancı ortaklığa gitti, bunun firmaya kazancı ne olacak?
Barış Bulut: Bence bu yatırım oldukça iyi oldu. Bizim ülkemizde olmayan birilerinin gelmesi piyasa açısından iyi. Böyle bir yatırım hem sektörü hem de bizleri rahatlattı. 20 milyon dolarlık bir fondan bahsediyoruz burada. Bu fonla A tipinde, SIP telephony’de, VoIP hizmetlerinde, DSL hizmetlerinde hızlandırmak istiyoruz olayları. A tipi ve SIP ilk başta yatırım yapılacak alanlar. Lisansımızı yükselttik, altyapımızı geliştiriyoruz, kapasitemizi artırdık, kadromuzu da önümüzdeki dönem buna paralel olarak artıracağız.

CW: Numaralandırma olsun, diğer hizmetler olsun hayata geçmesi için bir anlamda TK bekleniyor. Sizce TK’nın bu durumu netleştireceği tarih ne olur?
Barış Bulut: Şehir içinde 2007’nin ikinci yarısını bekliyorduk. 2008’in ilk çeyreğinde çıkacağını ümit ediyorum. Ama herhalde de çıkmaz diye tahmin ediyorum aynı zamanda. Ama çıkana kadar da lisanslı şirketler zarar ediyor sürekli. Arada bir lisanssız katman oluşmaya başladı ve bunların kaybedeceği bir şey yok. Çünkü hiçbir teminat, hiçbir lisans parası, hiçbir sorumlulukları yok. Bir şekilde bir yerden teknik altyapı kiralıyor ve şehir içi olsun dışarısı olsun her türlü hizmeti verebiliyor.

Bu gri bölge de gitgide büyüyor. Şu an lisansı, teminatı olan lisanslı operatörler bembeyaz bir bölgede ama bu koşullardan dolayı hepsi ses tarafında para kaybediyor. Bunun bir an önce açıklığa kavuşması lazım. Çünkü bu gri bölge büyüdükçe sektörün de adı lekelenecek. Bunlar çok da düzgün iş yapmıyorlar. Ortalıkta faturasız paralar dönüyor, tedarikçi ortadan kayboluyor, hizmet kesilmiş oluyor. Bunlar lisanslı şirketlerin de ününü zedeleyecek şeyler. TK ise herhangi bir tarih telaffuz etmekten kaçınıyor.

Alıntı: http://www.computerworld.com.tr/uzak-mesafe-bir-turlu-yakinlasamiyor-detay_103.html

Tagged , , ,

Related Posts

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kapat