IPHaber
Son Yazılar

Telekom


Türk Telekom karbonu düşünürken kablo kirliliğini unutmasın!

Temmuz 29, 2011 by admin in Telekom with 0 Comments

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin de etkisiyle dev markalar son yıllarda çevreye “duyarlı” olduklarını daha çok vurgulamak istiyor. Bunlardan biri de düzenlediği basın toplantısıyla sürdürülebilirlik hedeflerini bizlere anlatan Türk Telekom oldu.

Türk Telekom, tüm dünyadaki halka açık şirketlerin sera gazı salınım miktarlarını kurumsal yatırımcıların bilgisine sunan CDP yani Karbon Saydamlık Projesi’ne başvurarak yaydığı karbon miktarını raporlayan ilk telekomünikasyon şirketi olduğunu duyurdu. Yani şirket İMKB’de karbon ayak izini açıklayan ilk telekomünikasyon şirketi olarak kayıtlara geçti.

Türk Telekom’dan doğaya uzanan dost eli

Şirket bu girişimden hareketle, sürdürülebilirlik adına yeni bir dönemi başlatacağının da sinyalini verdi. Türk Telekom, başlattığı enerji dönüşümü projesi ile her yıl 5 bin 400 hektarlık bir ormanın azaltacağı kadar karbon emisyonunu azaltmayı hedefliyor.

Yine şirketin hedefleri arasında Türkiye’de 43 ilde Türk Telekom tarafından kullanılan 700 santralde kullanılan güneş enerjisi panellerinin sayısının 2011 yılı içinde 1000’in üzerine çıkarılması yer alıyor.

Enerji dönüşümünde ise Türk Telekom, enerji ekipmanlarını yeni nesil teçhizatlarla değiştirerek enerji verimliliğine yılda 48 milyon kWh katkı sağlamayı hedefliyor. Böylece 29,8 milyon kg karbon salınımın engelleneceği iddia ediliyor.

Şirketin klima dönüşümü olarak başlattığı diğer projede ise sistem odalarında bulunan klimalar; yeni nesil, düşük enerji tüketimli Free-Cooling klimalar ile değiştirilmeye başlandı. 2011 yılı içinde tamamlanması planlanan düşük enerji tüketimli free cooling klima dönüşümü projesi ile enerji verimliliğine yıllık 12,8 milyon kWh katkı sağlanması ve yıllık 7,9 milyon kg karbon salınımının engellenmesi öngörülüyor.

Santrallerde de klima projesinde olduğu gibi dönüşüm uygulaması başlatan şirket, enerji verimliliği düşük olan santralleri, verimliliği yüksek olan yeni nesil santraller ile değiştiriyor. Proje ile yıllık 258 Milyon kWh enerji verimliliği ve yılda 160 milyon kg karbon salınımının engellenmesi hedefleniyor.

Fiber optik kablolar çevreden değil!

Bu tür projelerini önümüzdeki yıllarda artıracak olan şirketin çevreye duyarlılık adına yaptığı daha pek çok çalışma gerçekten kayda değer. Ancak Türk Telekom’un çevreyi görmezden geldiği durumlar da yok değil.

Mesela çıkan haberlere göre şirketin tahrip olan fiber optik kabloları onardıktan sonra ortaya çıkan atıl kabloları doğaya terk ettiğini öğreniyoruz. Türk Telekom’un özellikle Tunceli – Erzincan Devlet Karayolu örneğinde de olduğu gibi doğudaki illerde hat yenileme sürecinde yarattığı bu kirlilik, hem o çevrede yaşayan insanlar hem de hayvanlar için ciddi bir sorun teşkil ediyor. Onarım sonrasında atıl malzemenin toplanmadan doğada bırakılması, özellikle bu bölgelerde tepkilere neden olurken, yüzlerce yıl doğada çözülmeden kalacak olan bu malzemelerin yarattığı kirliliğin görmezden gelinmesinin şirketin sürdürülebilirlik politikalarıyla uyumluluğu da tartışılıyor.

İMKB’de karbon ayak izini açıklayarak önemli bir girişimde bulunan Türk Telekom’un, CEO’su Gökhan Bozkurt’un da dediği gibi sürdürülebilirlik meselesini ‘ya
pmak zorunda’ olduğu bir iş kalemi olarak görmesi gerektiğini ve gerçekten “doğal yaşama” saygı duyuyorsa bu tutumunu değiştirip, bir an evvel harekete geçmeli.

“Karbonu azaltmak yetmez, toksik maddeler saçılmasın!”

Türk Telekom’un İMKB’de karbon ayak izini açıklayan ilk telekomünikasyon şirketi olmasını Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü Uygar Özesmi şöyle yorumluyor: “Bütün şirketlerin ve tedarikçilerinin günümüzde karbon ayak izlerini takip etmeleri, raporlamaları ve indirmeye yönelik tedbirleri almaları artık bir standart haline gelmiştir, yapmakla övünmek güzel, ancak şimdiye dek yapmayanlara sormak gerek, nerede kaldınız diye.”

Şirketlerin sürdürülebilirlik hedefleri konusunu da değinen Özesmi, “Diğer önemli konu azaltım hedefleri koymak. Yani her yıl ne kadar azaltıp, ne zaman artık tamamen karbon nötr olunacak onun ilanı da gerekiyor. Tabii konu sadece karbon değil, doğaya dost uygulamaların işletmenin her alanında uygulanması gerekir, eğer biz karbonu azaltırken etrafa toksik maddeler saçıyorsak bu kabul edilemez.” diyor.

Özesmi şirketlerin sıfır atık politikasını benimseyerek, yaşam dönüşümü analizi ile ürünlerini üretimden kullanıma, geri toplamaya ve yeniden kullanmaya kadar her alanı değerlendirerek tasarlamaları ve uygulamaya sokmaları gerektiğinin altını çiziyor ve ekliyor:

“Firmalar eleştirilere savunma ile karşılık vermek yerine bu konuda ne yapacaklarına ilişkin yol haritası sunmalı ve gerekli hedefleri koymalı. Sonra da bu hedefleri toplumla paylaşmalı. Şirketlerin bir tüzel kişilik olarak varlık nedeni topluma fayda üretmek, sadece hissedarlarına para kazandırmak değil. Artık topluma fayda üretmeleri de yetmiyor doğayı korumaları da gerekiyor, yoksa yakın zamanda varlıklarını sürdüremezler.”

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kapat