IPHaber
Son Yazılar

Genel


Tümleşik İletişimin Değeri – Sektör Çalışanlarından Değerlendirmeler

Temmuz 1, 2008 by admin in Genel with 0 Comments

Tümleşik iletişim (Unified communication, UC) teknolojileri olgunlaştıkça, UC’nin odağı olurluk incelemesinden, daha sağlam ve somut konuşlandırma konularına kayıyor. Başarılı olmak için iş liderlerinin, IT yönetici ve planlayıcılarının UC çözümlerinin nerelerde bir değer vaat ettiğini ve rekabet gücünü nasıl artırabileceğini anlamaları oldukça önemli.

UC, geleneksel olarak birbirinden ayrılmış olan sesli iletişim, e-posta, anında mesajlaşma ve tele konferans arasındaki bariyerleri ortadan kaldırmak üzere tasarlandı. Bu iletişim ortamları tek bir ortak IP ağı üzerinden taşınabilir hale gelmesiyle birlikte, tümünü tek bir noktadan kontrol etmek mümkün oldu. Ayrıca bunların yaygın cihazlarla birlikte kullanılması sayesinde firmalar önemli iş süreçlerini gelişmiş iletişim akışlarıyla yeni bir biçime sokma imkanı buldu. İletişim kanallarını bir araya getirmenin yanı sıra (işletmeler ve önemli bileşenler içerisine) UC, doğrudan iş uygulamaları içerisine iletişim fonksiyonlarını entegre etmenin bir yolunu sunuyor. Gartner bu yeteneği iletişim olanaklı iş süreçleri (CEBP) olarak adlandırıyor. 2012 itibariyle önde gelen organizasyonların yüzde 80’i rekabet gücünü artırmak için CEBP’nin bir formunu uygulamış olacak.

UC’deki en büyük değer, kurumsal süreçler içerisinde insan kaynaklı gecikmeyi azaltma yeteneğiyle, bir işletmenin daha çevik ve daha hızlı karşılık verebilmesinde yatıyor. İletişim fonksiyonlarını doğrudan bireylerin kullandığı sistem ve uygulamaların içerisine entegre etmek bilhassa insan kaynaklı gecikmeleri azaltmada etkili.

Örneğin, eğer CEBP’ler bir mühendisin üretim hattındaki bir hatayı 30 dakika daha hızlı tamir etmesine imkan tanıyorsa bu 30 dakikadan elde edilen fayda hattın daha hızlı bir biçimde yeniden faal olmasıdır ki bu da her saat için binlerce dolar kayıp anlamına gelen gecikmenin önlenmesi demektir.
Gartner UC’yi üç fonksiyonel alana ayırıyor:

– Kişisel UC bireyleri hedef alıyor ve akıllı telefonlar, PDA’lar ve diğer tipteki cihazları dahil ediyor. Bunlar sesli iletişim, anında mesajlaşma, hazır bilgi ve iş uygulamalarına erişim sağlıyor. Bu şekilde bireylerin veyahut paylaşılan kaynakların durumu, kullanılabilirliği hakkında bilgi sağlanıyor. UC’nin bu formu bireyleri veya kişisel verimliliği desteklemeye yönelik. Örneğin, zengin bir mevcudiyet (anında mesajlaşma, telefon, mobil telefon ve video gibi birden çok kanaldaki bireylerin varlığını gösterir) bireylerin daha verimli olmasını sağlıyor çünkü onların işlerindeki görevlerini basite indirgiyor. Buna ek olarak, başka yollarla uygulandığında, işbirliği çalışmasını ve tüm işletmeyi kapsayan görevleri destekleyebilir.

– Çalışma grubu tümleşik iletişim ise işbirliği ve ekip çalışmalarını desteklemeye odaklanmıştır. Performansı artırma yolları arasında gösterilebilecek örnekler arasında, bir problemin çözümü için doğru yeteneklere sahip en uygun bireyin daha hızlı bir biçimde belirlenmesi, iş kurallarının iletişimi artıracak şekilde kullanımı ya da ekipler arasındaki etkileşimi hızlandırmak için sanal toplantı odalarının kullanımı sayılabilir.

– Kurumsal UC, iletişimi işletme çapında, departman seviyesi uygulamalar, iş süreçleri ve iş akışlarıyla entegre eder. Banka bir kredi onayı için talep aldığında, ilgili uygulama gerçek zamanlı olarak bu talebi inceler. Eğer işlem kredi kartı sahibinin genel davranışlarıyla uyuşmuyorsa, yüksek dolandırıcılık riski olarak etiketlenir. Sistem kredi kartı sahibine bir uyarı yapar (telefon, e-posta, kısa mesaj sevisi ile). Eğer sistem kart sahibine ulaşmada başarılı olursa, söz konusu kişiden kimliğini onaylaması talep edilir. Sonuç olarak, önemli bir müşteriden gelen bir işlemi reddetmek yerine, banka işleme imkan tanıyarak hizmetini geliştirmekle birlikte müşterisinin dolandırıcılıkla karşı karşıya kalma riskini azaltır.

Pazarın Evrimi

UC bileşenlerini destekleyen ürünler arasında voice over IP (VoIP) sistemleri, e-posta, sesli web konferans, video konferans, sesli mesaj, tümleşik mesaj ve anında mesajlaşma yer alıyor. Bunların tümü entegrasyon tarafında hızlı bir ilerleme gösteriyor ancak bununla birlikte her biri kendi yolunda gelişmeye devam ediyor. Örneğin ses, video ve web konferans yetenekleri birleşecek ve anında mesajlaşmanın mevcudiyet yetenekleri sesli konferans, video ve e-posta dahil olmak üzere tüm canlı kanallara genişleyecek. Bu yapıların tümü ne optimum olacak ne de hayatta kalacak. IBM ve Microsoft gibi firmaların çözümleri, daha geniş bir UC portföyü çevrelemek için kendi e-posta ve web konferans tabanlarını nasıl genişletebilecekleri üzerine odaklanacak. Avaya, Siemens, Cisco, Alcatel ve Nortel ise UC çözümlerinde temel olarak ses ürünlerini kullanacak. Eksiksiz bir çözüm için ihtiyaç olan bileşenlere hiçbir firma tek başına sahip olmadığından yeni ortaklıklar pazarı yeniden şekillendiriyor. Örnekler arasında, UC ürünleri ve çözümleri üzerinde ortaklık oluşturmak üzere Innovative Communications Alliance’ı kuran Microsoft ve Nortel bulunuyor. Bir diğer örnek de IBM’in UC ürünleri üzerinde Cisco’yla ilişkisi. Bu firmaların tümü bir veya daha fazla UC kategorisinde birbirleriyle rekabet halinde ancak aynı zamanda müşterilere eksiksiz portföyler sağlamak için de birlikte çalışıyorlar. UC pazarı güçlenecek ve bazı ortaklıklar savaşa dönüşecek.

Bu esnada diğerleri tümleşik çözümler üzerinde sıkı bir gelişim sağlayacak. UC’nin karmaşıklığı ve endüstri deneyiminin yeterli olmaması, organizasyonların hatalardan kaçınmak ve beklentileri karşılamak için dikkatlice plan yapmak zorunda oldukları anlamına geliyor. Başarı için en iyi uygulamalar önemli olacak. Bunlar, öncelikle UC fonksiyonelliğinin alt kümelerine odaklanılması, önemli paydaşların planlama içerisinde olmalarının sağlanması, yeterli kullanıcı eğitiminin sağlanması, pilot uygulama zamanlarının genişletilmesi, ilk denemeler için başarı ve başarısızlığın ölçülmesi ve son olarak da önceki deneyimlerden ders alınması olarak sayılabilir.

Cisco

VoIP ile ilgili hazırladığımız kapak konusu ile ilgili görüşlerini istediğimiz, ülkemizin önde gelen operatör, sistem entegratörü ve donanım sağlayıcı firmaların yöneticileri ise, konuyla oldukça ilgili oldular ve tarafımıza birçok bilgi gönderdiler. VoIP sektörünün ülkemizdeki durumunu, bu konuda başarı sağlamak için gerekenleri ve kendi çözümlerini tarafımıza aktardılar. Cisco Ürün Satış Yöneticisi Enda Keskin, ülkemiz VoIP sektörünü; “Türkiye telekom pazarının serbestleşmesi sonrasında VoIP teknolojisinin kullanımı özellikle ticari hayatta ve uzak mesafe görüşmelerde artış gösterdi. Fakat rekabet nedeniyle sabit ve mobil hatlarda yaşanan fiyat indirimleri, VoIP tabanlı iletişimin beklenen potansiyele erişmesini engellemiş gözüküyor. Geniş bant bağlantıların yaygınlaşması, ADSL ve Kablo TV altyapısı üzerinden ses iletişiminin yaygınlaşmaya başlaması ile pazarın çok hızlı bir büyüme eğilimine gireceğini düşünüyoruz” şeklinde değerlendiriyor. Keskin, VoIP’de başarı için gerekenleri ise; “Her teknoloji yatırımında olduğu gibi VoIP yatırımı yapılırken de iyi planlama yapılmasın başarı için en önemli ölçütü oluşturuyor. VoIP projeleri uzmanlık gerektiren çalışmalar olduğu için planlama aşamasında uzman bir firma ile çalışmak dikkat edilmesi gereken bir konu. Kurumun kendi yapısına uygun modeli ve ürünleri konunun uzmanı bir firmayla belirledikten sonra çalışmanın hayata geçirilmesi, ortaya çıkabilecek pek çok sorunun daha işin başında çözümlenmesine yardımcı olacaktır” şeklinde özetledi. Cisco’nun sunduğu çözüm ve servislere de değinen Keskin, “Firmalar Cisco teknolojilerini kullanarak; bütünleşmiş, kullanımı kolay bir ara yüz aracılığıyla video konferans, ses ve web konferansının birleşimi, taşınabilir IP tabanlı telefonlar, sesli posta ve daha pek çok gelişmiş uygulamayla gerçek zamanlı iletişim kurabilirler. Dünyanın önde gelen telekomünikasyon teknolojisi ve ekipmanı üreticilerinden olan Cisco, Cisco Tümleşik İletişim Sistemleri sayesinde, kurumların en uygun ortamı kullanarak, iletişimlerini kendi iş süreçleriyle daha uyumlu hale getirmelerine ve bilginin doğru kişilere daha çabuk ulaşmasına yardımcı olan altyapıyı ve akıllılığı sunuyor” dedi.

Avaya

Sektörün durumunu: “Son dönemde telekom sektöründe en çok konuşulan teknoloji IP telefonudur. Internet Telefonu, IP telefonu veya VoIP, bir paket anahtarlamalı veri iletişim ağı üzerinde internet protokolü kullanılarak yapılan her türlü telefon uygulaması olarak tanımlanabilir. Internet veya veri şebekeleri üzerinden ucuza telefon görüşmeleri yapmak pek çok kişinin ilgisini çekmektedir. IP telefonunun bir avantajı da gerçek zamanlı ses iletişimi ile veri işlemenin en yararlı yanlarını bir araya getirerek yeni tip servisleri oluşturulabilmesidir. Bunlar arasında IP destekli çağrı merkezleri, remote teleworking ilk akla gelenlerdir. Bu yeni uygulamalarda, insan faktörü ile bilgisayarların gücü ve verimliliğinin birleşmesi iletişimde yeni bir dünyanın kapılarını açmaktadır. Telefon santrallarının LINUX temelli sunucular haline getirilmesi, çağrı merkezi ve benzeri ortamlarda ses ile uygulama yazılımlarının entegrasyonunu kolaylaştırmaktadır” şeklinde değerlendiren Avaya Genel Müdürü Sinan Dumlu, VoIP’de başarı için yapılması gerekenleriyse; “IP telefonundaki ana husus, sesin kalitesidir. 3 temel parça ses kalitesini belirlemektedir. Bunlar, Sesi sayısallaştıran birim, yankı ve gecikmedir. Dikkat edilecek bir diğer hususta, telefon santrallarının klasik sunucularda rastlanan virüs bulaşma gibi sorunlara açık hale gelmesi, ses paketlerinin IP veri paketleri halinde şebekede iletilmesi sırasında güvenliğin nasıl sağlanacağıdır. Önde gelen üreticiler IP Telefonunda güvenlik sorununu çözmek amacı ile yıllardan beri veri iletiminde kullanılan bazı teknolojileri ürünlerine uygulamışlardır. Bunlar arasında ilk akla gelen yöntemlerden birisi, IP bazlı ses paketlerinin ağda iletimi sırasında dinlenmesini engellemek için kriptolanmasıdır (3DES veya AES). Burada kriptolamanın hangi cihazlar arasında ve ne şartlar altında uygulandığı sorgulanmalıdır. İdeal durum tüm IP telefon cihazları ve gatewayler arasında bu özelliğin desteklenmesidir. Bir diğer yöntem de IP temelli santrallerde (IP PBX) işletim sisteminde hardening uygulaması ile cihazın virüs ve diğer ataklara karşı korumalı hale getirilmesidir. LINUX temelli santrallarda işletim sistemi kodunun açık olması bu işlemin daha verimli olarak yapılmasına imkan tanımaktadır. IP temelli telefon santralleri ile daha etkin kullanılmaya başlayan teknolojilerden birisi de gezginliktir” şeklinde özetliyor. Dumlu, Avaya’nın sunduğu ve ürettiği servisleri de şu şekilde belirtiyor: “Avaya, Alexander Graham Bell’ in kurduğu kökenleri AT&T ve Lucent’a dayanan, dünyanın bir numaralı ses ekipmanları (telefon santralleri, IP PBX ler ve çeşitli akıllı iletişim uygulamaları) üreticisidir. Avaya IP Telefon teknolojisinin gelişmesi ile birlikte, dünyada ve Türkiye’ de kurumların en çok tercih ettiği haberleşme sistemlerini üreten firmadır. Bu başarının altında yatan Avaya’ nın IP telefon çözümlerinin, son yıllarda performanslarını artırma, rekabetçi olmaya devam etme ve karlılıklarını sürdürme baskısı altında olan kurumlara başta Ses iletişim maliyetlerini azaltma (telefon faturalarının azalması) olmak üzere, çalışanlara her yerden ve her zaman esnek çalışma olanağı, firmaların ses ve veri iletişimi için ayrı ayrı yatırım yapma gereksinimini ortadan kaldırması, çalışanların verimliliğini artırması, müşterilere hızlı ve verimli servis almasına imkan tanıması (çağrı merkezi), gerektiğinde görüşmelerin kayıt altına alınabilmesi, Ses, e-posta ve faks entegrasyonu sağlaması gibi avantajlar sunmasıdır.

Alcatel-Lucent

Alcatel-Lucent Ürün Müdürü Alper Soyak ve Mutlu Güngören sektördeki durumu şu şekilde değerlendiriyorlar: “Ülke çapında dağınık ofis yapısına sahip kurumların tercih ettiği VoIP uygulamaları, kurumlara operasyon, iletişim maliyeti ve uygulama paylaşımı şeffaşığı anlamında ciddi kazançlar ve verimlilik artışı sağlamakta. Operatör ve servis sağlayıcıların IP tabanlı bağlaşım ve servisleri hizmete sunmasıyla birlikte bilinirlik ve kullanım oranları önemli ölçüde artmıştır. Geniş bant ve servis kalitesinin artmasıyla birlikte kurumlar daha garantili ve maliyeti düşük sesli iletişim yapabilir hale geldikleri için altyapılarını VoIP uygulamalarını kullanabilir hale getirecek yatırımlar yapmaktadır.” İki yönetici Alcatel-Lucent’e göre VoIP’te başarı için gerekenleri ise, şu şekilde tarif ediyor: “Alcatel-Lucent VoIP uygulamalarında kaliteyi tanımlayan bir gösterge olarak ITU-T tarafından belirlenen MOS (Mean Opinion Score) parametresini ele almaktadır. Bu parametre, VoIP telefon görüşmelerini dinleyip kalitesine puanlama veren kullanıcılar tarafından belirlenmektedir. Ortaya çıkan sonuçlar aslında tamamen subjektif olmakla birlikte kullanıcı tatmin seviyesini gösteren 1 ila 5 arası bir skor yelpazesine karşı düşen bir puanlama sistemidir. Ses paketlerini kodlamak/dekodlamak ve sıkıştırıp/açmak üzere farklı tipte codec’ler (kodlayıcı-dekodlayıcı) kullanılmaktadır. Bunlardan bazıları G711 kodlama ve G729A, G723.1 sıkıştırma algoritmalarıdır. İdeal bir ortamda (üzerinde VoIP çalışan veri ağının sorunsuz olduğu varsayıldığında) her bir codec farklı kaliteye sahip VoIP ses iletişimi sağlarlar. Alcatel-Lucent, bir VoIP çözümünün sağlaması gereken en düşük ses hizmet kalitesi seviyesinin 3.1 gibi bir MOS puanına sahip olması gerektiğini varsaymaktadır.” Soyak ve Güngören Alcatel-Lucent pazardaki konumunu ise kısaca şu şekilde özetlediler: “Alcatel-Lucent bugün pazarda en önde gelen IP iletişim altyapısı sağlayan üreticilerden bir tanesidir. Kendi AR-GE laboratuvarlarında geliştirip pazara sunmuş olduğu kablolu ve kablosuz veri ağı altyapı çözümleri, IP Telefon ekipman ve uygulamaları, ses ve çağrı merkezi çözümleri ile en yaygın ve en başarılı VoIP hizmetlerini farklı sektörlerin en önde gelen kurum ve kuruluşlarına sunabilmektedir.”

BT Kurumsal

BT Kurumsal Ürün Yönetimi ve İş Geliştirme Yöneticisi Enver Kılıç, BT Kurumsal açısından VoIP’de başarıyı şu şekilde tanımlıyor: “Veri üzerinden ses taşınması çözümlerini temel olarak ikiye ayırabiliriz. Birincisi uzak mesafe telefon görüşmelerinin veya ofisler arası ses hizmetlerinin taşınması amaçlı kurulan VoIP çözümleri. İkincisi ise tamamen uzak mesafe VoIP çözümlerini de içeren IP PBX/IP Telefon çözümleridir. VoIP ve IP Telefon uygulamalarının hayatımıza birçok yenilik ve kolaylık getirdiği bir gerçektir. Bu temel ihtiyaçların doğru ve sürekli bir şekilde sağlandığında bir anlam kazanmaktadır. Düzgün bir kurulum üzerinde VoIP ve IP Telefon avantajlarını sunmak ve kullanılabilir halde tutmak uygulamalarımızın esas başarısı olacaktır.” BT Kurumsal’ı n sunduğu servisleri/hizmetleri de anlatan Kılıç; “BT Kurumsal olarak ses hizmetlerinin sunduğumuz hizmetler içinde önemli bir bölüm olarak görmekteyiz. Değişen iletişim biçimleri ile bu teknolojinin hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olacağını biliyoruz. Bugün sabit hatlarımızı VoIP teknolojileri ile değiştiriyoruz. Yarın Wi-Max veya ileride olabilecek alternatif bir kablosuz teknoloji ile tüm mobil iletişim biçimlerinin veri tabanlı bir hizmet haline gelmesi yakındır. Biz seçtiğimiz mevcut kurumsal çözümler ile müşterilerimize halihazırda hem VoIP hem de IP Telefon hizmetlerini sunuyoruz. Yerel alan ağı ve geniş alan ağı kurulumları ve özel sanal ağ kurulumları da diğer uzmanlık alanlarımız. Bu konularda düzgün kurulum yapılmadan veya bu konularda düzgün değişiklikler yapılmadan VoIP çözümünün uygulanmayacağının farkındayız. Diğer önem verdiğimiz bir çalışma biçimi ise müşterilerimizin talep ettiği çözümleri tamamen veya kısmen de olsa gösterebileceğimiz test ve yerinde demo hizmetlerini sağlamak. Diğer yandan teknolojiye yeni bakış açısı kazandıracak çözümleri sürekli araştırıyor ve bunu uygulanabilir çözümler haline getirmeye çalışıyoruz. Grup firma dinamiklerimiz incelendiğinde bu konuda önümüzde çok büyük fırsatlar olduğu kolayca görülecektir. VoIP gateway, IP PBX, IP Telefonlar, IP FCT, xDSL IAD ve daha birçok değişik VoIP tabanlı ürünü inceleme şansımız oluyor. Müşterilerimiz adına bu ürünlerin ne avantajlar sunacağını karar veriyoruz. Var olan çözümlerimiz yanında üzerinde çalıştığımız ve farklılık oluşturacağını düşündüğümüz bu ürünleri, çok yakında sunmayı hedeşiyoruz” dedi.

Karel

Karel Elektronik Pazarlama Direktörü Nurşen Yıldırım, sektördeki durumu ve VoIP’e olan ilgiyi şu şekilde açıklıyor: “Son yıllarda Türkiye’de geniş bant erişimindeki hızlı büyüme eğilimine paralel bu alandaki yatırımların da öncelik kazandığını görüyoruz. Bununla birlikte erişim yöntemleri de çeşitleniyor. Önümüzdeki dönemde kablosuz geniş bant erişim şebekeleri de mevcut alternatiflere ilave olacaktır. Elbette daha gidilecek çok yol var. Ses, görüntü gibi gerçek zamanlı uygulamaları değişken gecikme sürelerine neden olan IP şebekeler üzerinden gerçekleştirebilmek için QoS açısından çok iyi yönetilebilen bir yapıya ihtiyaç var. Gerçek zamanlı uygulamalara uçtan uca öncelik verebilecek şebekeler sayesinde, ses ve görüntü iletişiminden daha iyi performans alabilmek mümkün. Ancak gelinen noktada VoIP uygulamaları mevcut altyapı üzerinden hiç fena sayılmayacak bir performans ile gerçekleştirilebiliyor.” IP santrallerin satışları normal santralleri ne zaman yakalar? fieklindeki sorumuzu, Yıldırım şu şekilde yanıtlıyor: Halen geleneksel TDM (Time Division Multiplexing – Zaman Paylaşımlı Çoklama) şebekeleri ile yeni nesil IP şebekeleri arasındaki yakınsama süreci devam etmekte. IP santrallara geçişin hızlanması pek çok etmene bağlı. Kullanıcıların santral yatırım kararı vermeleri konusunda bazı hususlar büyük önem taşıyor. Bu aşamada altyapı ve maliyetlerde öne çıkıyor. IP santrallara geçişin hızlanmasının bu anlamda ağ altyapılarının gelişmesine, geniş bant erişiminin yaygınlaşmasına, IP terminal fiyatlarının düşmesine ve IP sistemlere daha etkin ve daha yaygın servis verebilecek yeterlilikte servis ağlarının oluşmasına bağlı. Dolayısıyla yaygınlık bir eşikten atlamayla olmayacaktır. Gerekli ortamın sağlanmasının hızına bağlı yaygınlıkta da artış olacaktır. Ses ve veri için iki ayrı iletişim ağı ihtiyacını ortadan kaldırarak telefon ve internet hatlarının tek bir Internet Protokol (IP) tabanlı iletişim ağı üzerinde birleştiren IP santrallar, aynı zamanda hayatımıza bütünleşik ses ve veri hizmetini de dahil ediyor. Kilometrelerce uzaktan yapılan telefon görüşmelerine görüntüyü eklemeyi olanaklı kılan bu yapı sayesinde veri ağının uzandığı her nokta da iletişim için uygun hale geliyor.” Yıldırım, VOIP sistemler şirketler için maliyet haricinde ne gibi avantajlar sunabiliyor” şeklindeki sorumuzu ise, şu şekilde yanıtladı: “Telefon santralları teknolojik gelişmelere paralel olarak verimliliği artıran, kullanım kolaylığı ve esnekliği getiren sistemler haline dönüşüyor.

Koç.Net

Koç.net Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca sektörün durumunu, Koç.net’in sektördeki hedeşerini ve sunduğu servisleri/hizmetleri ise şu şekilde değerlendirdi: “VoIP kullanımı her geçen gün daha fazla insanın alternatif geniş bant telefon servislerine geçmek için geleneksel telefon şirketlerinden vazgeçmeleri sebebiyle büyük bir artış yakaladı. VoIP kullanımı maliyetlerin azaltılmasının ötesinde, işletmelerin çağrı merkezlerini, yurtdışı faaliyetlerini ve evden çalışma araçları nı dönüştürme potansiyelini de içinde barındırıyor. Bu nedenle altyapısı sağlam bir VoIP sistemi tüm birimlerdeki süreçleri daha efektif ve akıcı hale getirecektir. Bu sene beklediğimiz düzenlemelerin gerçekleştirilmesi ile hizmet çeşitliliği ve son kullanıcıya sağlanan avantajlar artacak. Rekabetçi koşullar arttıkça müşteriler de daha kaliteli, daha çeşitli hizmet alacaklar. Şehir içi telefon hizmetlerinin verilmesinin başlaması ile sektörümüz olumlu yönde gelişecek ve ivme kazanacaktır. 2004 yılından beri sürdürdüğümüz kaliteli ve uygun hizmet anlayışımızı şehir içi görüşmelerin portföyümüze eklenmesi ile devam ettirmeyi hedeşiyoruz. Bu pazarda kaliteli hizmetlerimiz, güçlü altyapımız ve uzman kadromuz ile rekabette çok iddialıyız. Amacımız her zaman müşterilerimize en kaliteli hizmeti sunmak ve en güçlü alternatif telekom operatörü olmak. Koç.net olarak farklı ürün paketleri, kaliteli hizmet, hızlı çözüm ve kesintisiz iletişim ile müşteri hizmetlerinde farklılaşıyoruz. fiehir içi görüşmelerin yanı sıra, müşterilerin her türlü ses, veri ve video gibi uygulamalarının Koç.net platformu üzerinden sağlanmasına yönelik Yerel Ağın Paylaşıma Açılması, numara tahsisi ve numara taşınabilirliği çalışmaları da tüm hızla devam ediyor. Başlangıç itibariyle sınırlı sayıda santral abonesine verilebilecek olan bu hizmet paylaşıma açılacak olan mevcut telekom santrallerinin artmasıyla tüm ülke genelinde yayılacaktır. Böylece müşterilerimiz artık tek fatura ile hem çok daha ekonomik hem de çok daha kolaylıkla hizmet alabilecekler. Koç.net’in tüm ses hizmetleri VOIP tabanlı teknolojileri kullanarak sağlanıyor. Ses hizmetlerimiz omurgamızın sahip olduğu MPLS/VPN teknolojisi sayesinde servis kalitesi, önceliklendirme ve güvenlik özellikleri ile farklılaşıyor. Ses VPN, seçimli telefon ve genişbant üzerinden ses hizmetlerimiz ile kurumlara ve bireylere hem ekonomik hem de kolay kullanabilen seçenekler sunuyoruz. Ses VPN hizmetini özellikle kurumlara; KOBİ’ler ve bireylere de hem seçimli telefon hizmetlerini hem de genişbant üzerinden ses hizmetlerini öneriyoruz.”

Turcom

Telnet Grup Müdürü Arslan Coşkun sektörün durumunu şu şekilde değerlendirdi: “Türkiye’de VoIP, lisanslı UMTH operatör sayısının 50 civarına yaklaştığı 2006 yılında ciddi bir ivme kazanmıştı. O yıldan sonra serbestleşme sürecinde yaşanan sıkıntılar, Türk Telekom’un fiyat indirimleri ve düzenlemeler, bu hizmetleri vermeye soyunan firmalar üzerinde çok büyük baskılar yarattı. Sadece UMTH servislerini vererek ayakta kalmaya çalışan firmaların neredeyse tamamı sektörden çekildi. Geri kalanlar da bu servisleri bir katma değerler bütünü olarak müşterilerine sunmaya yöneldiler. Geldiğimiz noktada bu servisleri veren firma sayısı sürekli azalmaya devam etmektedir. Ayakta kalan firmaları ikiye ayırmak mümkün: Bir kısmı yukarıda bahsettiğim UMTH servislerini diğer çözümlerin bir parçası olarak sunmaya devam etmektedirler. Diğer kısım ise çok büyük hacimde VoIP trafikleri taşımakta olduklarından ayakta durabilecekleri ciroları yakalama şansına sahip olmuşlardır.” Coşkun A tipi lisanslar ile ilgili ise şunları söylüyor: “A tipi servisler, kullanıcının herhangi bir ön kod çevirmeden istediği numarayı aramasına olanak veren servislerdir. Kullanıcı, önceden istediği bir UMTH operatörünü seçerek sözleşme yaptığından bölgesel hattın sahibi olan Türk Telekom, gelen bu çağrıyı ilgili UMTH operatörüne otomatik olarak aktarmaktadır. Türk Telekom A tipi servisleri sunmak için gerekli altyapıyı sunmakta biraz geç kaldığından bu servisler yeni yeni kullanıcılara sunulmaya başlanmış bulunmaktadır. Daha önce bahsettiğim büyük hacimde UMTH trafiği taşıyan operatörlerin tamamı A tipi servis vermeye başlamışlardır.” Turcom’un kullanıcılara sunduğu servisleri/hizmetleri de aktaran Coşkun; “Turcom Şirketler Grubu olarak UMTH servislerini C tipi lisans sahibi olan Telnet Telekom firmamız sunmaktadır. Telnet Telekom, VoIP servislerini diğer çözümlerle birlikte paket olarak sunduğundan sadece IP üzerinden geçen VoIP trafiği hizmetleri vermektedir. Bu çerçevede firmaların merkez ve uzak ofisleri arasındaki ses iletişim altyapıları ve yurtdışı ses terminasyon hizmetleri verilmektedir” dedi.

Tellcom

Tellcom İş ve Ürün Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Işık Uman, yaptığı sektör değerlendirmesinde şunları söylüyor: “UMTH lisansına sahip operatörler, 2004 yılından bu yana pazarda hizmet vermelerine rağmen, sektördeki regülasyonun getirdiği kısıtlara bağlı olarak uluslararası pazarlarda görülen seviyelerde pazar paylarına ulaşamamışlardır. Bugün 2004 yılında lisans alan operatörlerden maalesef az sayıda operatör yoluna devam edebilmektedir. Regülasyonun getirdiği kısıtlamalar nedeniyle sektör özellikle ses trafiği alanında kısır kalmış, sadece hizmete ve kısıtlı kar marjları içindeki fiyat hareketlerine dayalı bir rekabet ile yola devam edilmeye çalışılmış, sektör ürün çeşitliliğ inin de getireceği büyümeden yoksun bırakılmıştır. Sektörün bu anlamda büyüyememesi tüketiciler açısından kısıtlı müşteri deneyimi sağlanabilmesine ve gerçek anlamda farklılaştırıcı servislerin pazara çıkamamasına neden olmuştur. Beklentimiz, en kısa sürede şehir içi ses trafiğinin alternatif operatörlere açılması, numara verebilme imkanının alternatif Telekom operatörlerine de sağlanması; böylece VoIP dünyasında regülasyona dayalı olarak siyah ve gri alan tabir edilen alanların ortadan kalkmasıyla tüketicilerin yenilikçi ürünler ve kalite rekabetiyle tanışabilmelerine, buna bağlı olarak da daha tatminkar müşteri deneyimleri yaşayabilmelerine olanak verilmesidir.” Uman A tipi lisansların geleceğiyle ilgili olarak da: “Sektörde kendi şebekelerine yatırım yapmakta olan oyuncuların A Tipi lisanslarını STH lisansına yükseltmesini bekliyoruz. STH lisanslarının verilmesinin beklendiği dönemde A Tipi lisanslar, bu kapsamda hizmet veren şirketler açısından özellikle deneyim anlamında yararlı oldu. Ancak asıl rekabet, şehir içi ses trafiğinin de alternatif telekom operatörlerine açılmasının yanında numara verebilme imkanını da sağlayacak olan STH lisanslarının verilmesiyle başlayacak. Pazarda alternatişerin de artmasıyla hem sektör, hem de tüketiciler açısından en renkli dönemin başlaması beklenmekteyiz. Biz Tellcom olarak A Tipi lisans kapsamında verdiğimiz ses hizmetleriyle oldukça iyi bir müşteri bazına ulaştık. STH lisansı sayesinde pazardaki oyun alanının da genişlemesiyle yenilikçi ürünlerle pazarda daha da aktif olmayı; böylece hem mevcut ve hem de gelecekte kazanacağımız müşterilerimizi daha da memnun edebilmeyi hedeşiyoruz” dedi.

Millenicom

Millenicom Türkiye Genel Müdürü Tuğrul Cora VoIP ile ilgili sektör değerlendirmesini şu şekilde yapıyor: VoIP teknolojisinin kullanılmaya başlanmasıyla birlikte, telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri birbirleriyle iç içe geçmiş bulunmaktadır. Artık iletişim alanında bu iki kavramı, yani telekomünikasyon ve bilgi teknolojisi terimlerini birbirinden ayrı düşünmek imkansız hale gelmiştir. Sağlıklı bir VoIP kullanımı için geniş bant internet erişimi gerekiyor. Düşük erişim hızlarında VoIP ne yazık ki iyi performans vermiyor. ABD’de ve Avrupa’da kablo ile erişim çok yaygın ve DSL de oldukça geniş bir kitleye ulaşıyor. Türkiye ise, bu konuya yeni yeni eğilmeye başladı diyebiliriz. VoIP’nin evlerdeki kullanımının gelişmesi için öncelikle geniş bant internet hizmetinin yaygınlaşması gerekiyor. Önümüzdeki döneme baktığımızda, kablo internet kullanıcı sayısında ADSL’de yaşanan oranda bir artış beklemek mümkün değil. Bu durumda ADSL’in yaygınlaşması, VoIP kullanımının artması için kritik önemde belirleyici bir faktör olacaktır diyebiliriz. Cora, A tipi lisanlar ile ilgiliyse şunları söylüyor: “Sektörde son dönemde, 2007 yılının ikinci yarısında yaşanan en kayda değer gelişme, A tipi hizmet sunulmasının önündeki yasal engellerin kaldırılması ve bu hizmetin alınmasının kolaylaştırılması oldu. A Tipi hizmet alan müşteriler, ilave bir yatırım yapmadan, yeni bir cihaz almadan ve herhangi ilave bir kod çevirmeden, alıştıkları şekilde mevcut telefon hatlarını kullanarak uzak mesafe telefon görüşmelerini yapabiliyorlar. Aboneler telefon görüşmelerini tıpkı eskiden olduğu gibi yapıyor ve üstelik daha az ödüyorlar. Türk Telekom ile A tipi ara bağlantı gerçekleştirmek, ancak 2007 yılının başından itibaren mümkün oldu. Türk Telekom ile A tipi ara bağlantısını tamamlayan ilk iki firmadan biriyiz Millenicom olarak. Çalışmalarımız neticesinde A tipi hizmet teknik olarak satılabilir ve kullanılabilir bir ürün haline geldi. Bu hizmet türünün sektöre getirdiği hareketliliğin yanında, tüketiciye de önemli avantajlar sunduğunun altını çizmek gerekir. A tipi hizmet şehirlerarası, milletlerarası görüşmeler ile cep telefonu aramalarında önemli indirimler sağlıyor. Millenicom’un sunduğu servis ve hizmetlere de değinen Cora; “Yoğun görüşme trafiğine sahip kurumsal müşterilerimize yönelik son derece avantajlı tarifelerimizin mevcut bulunduğunun da altını çizmek isterim. Gerek bireysel, gerekse kurumsal kullanıcıların, yalnızca fiyatı değil, görüşme ve hizmet kalitesini de dikkate alarak tercih yapmalarını tavsiye ederim” diyor.

Sürat Teknoloji

Sürat Teknoloji Genel Müdürü Harun Şahin ise, Sürat açısından başarı için yapılması gerekenleri şu şekilde belirtiyor: “Günümüz şirketlerinin başarısı, büyük ölçüde iletişim becerilerinde saklı. Kurumlar, kendilerine özel uygulamaları geliştirebilmeyi başardıkları takdirde, yüksek erişilebilirliği yakalayarak kesintisiz bir şekilde sürdürülmesini sağlayabiliyorlar. VoIP uygulamalarındaki ses kalitesi de hızla yükselmeye başladı. Normal telefon şebekelerine kıyasla daha fazla bir bant genişliği sağlayan ses kalitesi, geleneksel şebekelerin 64 KB/saniyelik kalitesine ulaşmış durumda. Bu protokolün iki temel avantajı var: Fiyat ve işlevsellik. Teoride ücretsiz olan hizmet, yalnızca ses iletimini değil, e-postadan görüntüye pek çok farklı veri tarzının iletimini de içerdiğinden ve üstelik bunu yaparken arama yönlendirme, arama izleme, arayanın kimliğini gösterme, konferans görüşmesi gibi birçok “santral hizmeti” de verdiğinden son derece de cazip. Üstelik bu hizmetleri İnternet’e ulaşabildiğiniz her noktadan alabiliyorsunuz. Ayrıca bütün bu sistemi tek
bir merkezden yönetmek maliyetler ve bütünlük açısından önemli bir nokta. IP Telefon ve VoIP genelde aynı kavramlar gibi görülür. Fakat aralarında ciddi farklar bulunmaktadır. VoIP, IP ağları nın sadece PBX temelli oturumları taşımak için kullanırken IP Telefon IP’yi tek bir ağ üzerinden masaüstüne kadar getirir, kurumsal uygulamaların rahatça kullanılabilmesini sağlar, kurumların güvenilirlik ve erişilebilirliklerini artırır. Yüksek bir yatırım geri dönüşü sağlamak için, ses ve veri ağının ayrı ekipler yerine tek bir ekiple yönetilmesini sağlamak gerekir. IP telefon sistemlerinin yönetimleri, raporlamaları ve takibi ne kadar kolay ise VoIP sistemlerinin de bir o kadar zordur. Sürat Teknolojinin sunduğu servisleri/hizmetleri ise, Şahin şu şekilde anlatıyor: “Daha az harcama ile daha çok iş yapmak ve verimliliği artırmak bugün her şirketin en temel sorunudur. fiirketler bu sorunu aşarken temel iş araçlarını ve sistemlerini en etkin ve verimli hale getirmeyi ilk adım olarak kabul etmektedirler. İletişim sistemi de bu çerçevede gözden geçirilmesi gereken ilk sistemdir. Sürat teknoloji olarak biz, uzman mühendis ekibimizle kurumların iletişim sistemlerini ihtiyaç duyabilecekleri yapıya getiriyoruz. Kurduğumuz iletişim sistemleri ile sıradan bir telefonun yerine getiremeyeceği pek çok fonksiyonu yerine getirerek, en temel anlatım ile ses ve datayı entegre ederek, bir ağ üzerinde paylaşılmalarını sağlıyoruz. Bu da, şirketin en önemli değeri olan bilginin en hızlı ve en kolay biçimde şirket çalışanlarının ve müşterilerin ulaşımına açılmasını sağlamakta. Örneğin bu uygulamaların bir parçası olan IP Telefonlar sayesinde stoklar, satış bilgileri, şirket ajandası, seyahat hizmetleri, farklı şubelerdeki tüm bilgiler anında telefonun ekranında görülebiliyor, mobil IP entegrasyonu ile cep telefonunuz, şirket telefonunuz gerekirse ev telefonunuz bütünleşik tek bir sistem olarak aynı anda erişilebilir hale gelebiliyor (sürekli erişim), size ulaşılamadığında bırakılan mesajlar, e-posta, multimedya mesaj, iş telefonunuza sesli mesaj veya cep telefonunuza yazılı mesaj şeklinde gönderilebiliyor. Böylece çalışanlar bilgiye ulaşmak için harcayacakları zamanı, o bilgiyi kullanarak üretmek için harcayabildikleri gibi müşteri etkileşim ve iletişimlerini maksimuma çıkartabiliyor.

Nortel Networks

Nortel Networks Kurumsal Pazar Satış Lideri İsmet Yazıcı, ülkemiz VoIP sektörü ile ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor: “2005 ve 2006 yılları, Türk Telekomünikasyon sektöründe son derece önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönem oldu. Serbestleştirme, ardından özelleştirme sektörün yapısını değiştirirken, gelişen teknolojiler paralelinde kullanıcılar yeni servislerle tanıştı. Bu dönemde Türkiye’nin genişbanta olan ilgisi de gitgide arttı ve genişbanta erişim yaygınlaştı. Bu gelişmelerin sonucunda ise, VoIP de Türkiye pazarında sağlam temeller üzerine oturdu. Artık ülkemizde VoIP ses iletişimi için neredeyse asıl tercih haline gelmeye başladı. Bu teknoloji, sabit telefon, cep telefonu ve bilgisayar üzerinden telefon görüşmeleri yapılmasına olanak sağlıyor ve hem ev kullanıcıları, hem de iş dünyası için uygun fiyatlı, etkin çözümler sunuyor. Yazıcı, Nortel Networks’ün servisleri/hizmetleri ile ilgiliyse, şunları söylüyor: “IP üzerinden ses iletiminin ötesine geçen tümleştirme vizyonu ile ses, veri ve görüntüyü kablolu ya da kablosuz erişimi tek ağ üzerinden ileten Nortel, multimedya uygulamalarını sunan MCS (Multimedia Communication Server – Multimedya İletişim Sunucusu) ile şirketlerin ve servis sağlayıcıların ses, görüntü ve veri iletişimden en etkin şekilde yararlanmalarına olanak sağlıyor. Farklı iletişim ortamlarında kullanılabilecek bir çözüm olan MCS, bahsedilen bu tümleşik uygulamaları aynı anda destekleyen ve yüksek güvenirlik sağlayan sunucular üzerinden çalışarak kullanıcıya büyük faydalar sağlıyor. Yazılım geliştirmelerinin önemli bir bölümü Türkiye’de Nortel Netaş’ta yapılan Multimedya İletişim Sunucusu; Piyasada bulunan ticari donanımları ve endüstri standartı arayüzleri kullanarak gelişmiş multimedya uygulamaları sunuyor, iletişimi basitleştirerek kullanıcıyı daha verimli hale getiriyor ve iletişimini kendisinin kontrol etmesini sağlıyor, SIP (Sesssion Initiation Protocol – Oturum Açma Protokolü) tabanlı olması sayesinde, kullanılan cihaz ve bölge bağımsız olarak iletişim kurulmasına olanak tanıyor, Mevcut sistemlerle entegre edilerek, işletme maliyetlerini düşürüyor, çalışanların şirket ağına uzaktan güvenli erişimi ile ofisteki gibi verimli çalışmalarını sağlıyor, ölçeklendirilebilirlik, esneklik ve kolay yönetilebilme özelliği taşıyor.”

Probil

Probil Network ve Güvenlik Çözümleri Danışmanı Yalım Gündüz, Probil açısından VoIP’de başarı için gerekenleri şu şekilde açıklıyor: “Probil olarak VoIP de başarı dendiği zaman bunu birkaç şekilde değerlendirmek gerektiğini düşünüyoruz. En temel olanı, VoIP altyapısındaki IP ağı içerisindeki servis kalitesinin sağlanmasıdır. Temel olarak bu sağlandığında kullanılan cihazlarda teknik veya ayarsal bir sorun yok ise, ses kalitesi istenilen seviyededir demek mümkün olur. İkinci bileşen ise, VoIP kullanımı için mevcut sistemlerle entegrasyonun sağlanması ve bu aşamadaki başarıdır. Eğer kullanıcılar VoIP altyapısına erişmek için nispeten karmaşık ön numara planları ezberlemek zorunda kalıyorsa, kurulacak VoIP sisteminden tam verim almak mümkün olamayacaktır. En iyisi kullanıcının hissetmeden görüşmelerini otomatik olarak VoIP şebekesinden yapmasını sağlayacak entegrasyonların sağlanmasıdır. Bunu sağlamak için seçeneklerden birincisi, akıllı yönlendirme özelliklerine sahip dijital santrallar veya buna entegre edilecek VoIP cihazları/kartları ile bir çözüm oluşturmak, ikinci seçenek ise kullanıcıların kullanacakları telefonları da IP telefonlara çevirerek yapının tamamen IP tabanlı hale gelmesini sağlamaktır. Bu durumda kullanıcıların ellerindeki cihazlar VoIP çevrimini sağlayacaklar, sesin iletim işini de altyapıdaki IP ağı uçtan uca sağlayacaktır. Bu iki aşama başarıyla sağlandığında, son olarak VoIP veya IP telephony sistemine entegre edilebilecek IP tabanlı uygulamalardan bahsetmek gerekir. En temel olarak ilk iki bileşende sağlanan ses iletimini tamamlayıcı olarak merkezi olarak sağlanabilecek tele/video konferans, sesli posta, SYS (IVR) veya çağrı merkezi gibi uygulamalarla standart olarak tek hizmet şekli “ALO” dedirtmek olan VoIP sistemleri aynı zamanda katma değerli hizmetler de sunmaya başlar. Günümüzde pazardaki ihtiyaç basit bir VoIP entegrasyonundan ziyade, tümleşik bir iletişim şemsiyesi (Unified Communications) altında çok daha tamamlayıcı hizmetleri ve servislerinden oluşur. Bunlar arasında sesli, görüntülü iletişimin yanı sıra web, sesli ve görüntülü konferans sistemlerini ve kullanıcıların durum bilgisini de içeren mesajlaşma uygulamaları sayılabilir.” Probil’in sunduğu servis ve hizmetler hakkında da bilgi veren Gündüz, “Probil VoIP konusunda A’dan Z’ye anahtar teslimi çözümler sunmaktadır” dedi.

Telkoder

Telkoder Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ara Arıak, operatörler açısından sektördeki durumu ve yeterli rekabet şartlarının oluşmuş durumda olup olmadığı konusundaki sorumuzu şöyle yanıtlıyor: “2000 yılında başlayan süreç sonucunda Türkiye’nin serbestleşmede başarılı olduğunu söylememiz, maalesef mümkün değil. Telekomünikasyon sektörü yasal olarak rekabete açık hale geldi ancak gerekli rekabet şartları tam olarak sağlanmadı. Bu nedenle de, 8 yılın sonunda, alternatif operatörlerin pazar payı yalnızca %2’ye ulaşabildi. Bu oran, AB ülkelerinde %50’dir. Sektör geneline baktığımızda, hızla giderilmesi gereken bir çok eksiklik olduğu açıkça görülüyor. Örneğin, şehiriçi telefon görüşmeleri serbestleşmedi; şehirlerarası ve milletlerarası görüşmelerde vatandaşın yarısı rekabetten yararlanamıyor; seste, hızlı internette ve TV’de alternatif altyapı olan kablo altyapısı unutuldu, çürüyor; uydu hizmeti, devletin tekelinde; genişbant telsiz haberleşmesi yasak. Yaşanan tüm bu olumsuzluklar sektörün büyümesini ve operatörlerin arzu ettikleri kalitede hizmet vermesini engelliyor.” A tipi lisanslarların verilmesinde herhangi bir sorun olup olmamasına ilişkin sorumuzu ise, Arıak şu şekilde yanıtladı: “Ülkemizdeki sabit telefon hizmetleri pazarının büyüklüğünün yaklaşık 6 milyar YTL olduğu tahmin ediliyor. Mayıs 2004 tarihinde verilen Uzak Mesafe Telefon Hizmeti (UMTH) lisansları ile pazarın %22’lik bölümü rekabete açıldı. Ancak, yine aynı yılın Ağustos ayında Türk Telekom’un, Telekomünikasyon Kurumu’nun (TK) onayı ile yürürlüğe koyduğu telefon tarifeleri, sayıları 9 milyonu bulan hesaplıhatt ve yazlıkhatt abonelerinin alternatif operatörlerin hizmetlerinden yararlanamayacağı şartını öne koştu. Bu haksız uygulama, sektörde yeni yeni oluşan rekabet ortamına büyük sekte vurdu. Söz konusu %22’lik pazarın yarısı bu sayede alternatif operatörlere kapatılmış oldu. Diğer yandan kamu kurumları, telefon ve internet hizmetlerini artık yabancı sermayeli, özel bir şirket olan Türk Telekom’dan, ihalesiz ve kanuna aykırı olarak almaya devam ediyorlar. Pazarın kalan yarısının %50’si de, bu haksız uygulama ile alternatif işletmecilere kapalı tutuluyor. Pazarın, alternatif operatörlere açık gibi duran son çeyrek kesiminde ise Türk Telekom, yine TK’nın onayı ile UMTH tarifelerinde büyük oranda indirimlere giderek, yeni işletmecilerin çalışmasını imkansız hale getirdi. Tüm bu yanlış uygulamaların doğal bir sonucu olarak da sektör, tekel konumundan kurtulamadı.

Alıntı: ComputerWorld Şubat sayısı

Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Related Posts

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kapat