IPHaber
Son Yazılar

Genel


Telekomünikasyonda inovasyon hızı yavaş

Ekim 13, 2009 by admin in Genel with 0 Comments

“Toplumsal gelişimin kaldıracı” olarak tanımlanan telekomünikasyon gerçekten de tüm dünyada hemen her sektörden daha önce ilerliyor ve toplumsal gelişime büyük katkı sağlıyor. Türkiye’de de durum farklı değil, Ar-Ge’ye ve inovasyona yatırım yapan en önemli sektörlerden biri telekomünikasyon. Oysa dışarıdan baktığımızda durumumuz pek de iç açıcı görünmüyor. Avrupa’nın 5-6 yıl önce kullanmaya başladığı 3G’ye (3. Nesil) yeni geçtik. 4G (4. Nesil) şu anda sadece uzun vadede hayalleri süsleyen bir teknoloji. Belki de gereken düzenlemeler yapılsa şu anda 3G yerine 4G’ye yatırım yapıyor olabilir, mobil numara taşıma yerine sabit – mobil hatlar arası taşımayı tartışıyor olabilirdik. Telekomünikasyon sektörü tüm hareketliliğine ve zenginliğine rağmen uzun zamandır çözülemeyen sorunlarıyla boğuşuyor ve bu nedenle inovasyon hızı düşüyor.


3G’nin hayata geçtiği 2009 Temmuz ayı, telekomünikasyon açısından Türkiye’nin en önemli dönemlerinden biri oldu. “Telefon konuşmak için değil haberleşmek içindir” denilen dönemler böylece geri kaldı. Artık içerik ve hizmetler her zamankinden daha önemli. Bu nedenle Ar-Ge ve inovasyon hem teknolojilerin hakkını vermek hem müşteriyi memnun etmek hem de rekabet edebilmek için hayati birer unsur haline geldi. Son dönemlerde telekomünikasyon sektörünün gündemini meşgul eden teknolojiler aslında bu alanda Ar-Ge ve inovasyonun da çekirdeğini oluşturuyor. Bu nedenle 3G, Wimax ve LTE teknolojilerini kısaca ele almakta fayda var.
3G: 3G yani 3. Nesil, cep telefonundan ya da bilgisayarından hızlı internet bağlantısı ve servisler sağlayan yeni mobil teknolojinin ismi. 3G, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından tanımlanan; GSM EDGE, UMTS, CDMA2000, DECT ve WiMAX teknolojilerini kapsayan bir standartlar ailesi. Verilen hizmetler arasında mobil kullanıcılar için geniş-alanda kablosuz telefon görüşmeleri, görüntülü aramalar ve kablosuz veri aktarımı var. 2G ve 2.5G hizmetleriyle karşılaştırıldığında, 3G eşzamanlı konuşma ve veri hizmetleriyle daha yüksek veri hızlarını (HSPA+ ile iniş yolunda 14.4 Mbit/s ve çıkış yolunda 5.8 Mbit/s’e ulaşan hızları) destekliyor. Türkiye 30 Temmuz itibari ile 3G hizmetlerinden faydalanmaya başladı. 3G lisanslar ise 28 Aralık 2008’de yapılan ihale ile 3 mobil operatör arasında paylaşıldı. Buna göre A Tipi 3G lisansı: Turkcell’in oldu. Açık arttırmada Turkcell 358 milyon euro önermişti. B Tipi 3G lisansı ise Vodafone aldı. B tipi lisans ihalesinde iki katılımcı olan Vodafone ve Avea 250 milyon euro yazılı teklif verdiler. Ancak yapılan kura sonucu bu lisans Vodafone’un oldu. C Tipi 3G lisansı ise Avea’nın oldu. Avea, C tipi lisans ihalesi için katılımcı tek firma olarak 214 milyon euro teklif verdi ve ihaleyi kazandı.
Wimax: WiMAX (Worldwide Interoperability for Microwave Access), IEEE 802.16 standartlarını kullanan aletler için bir sertifika işareti. Verici antenden yaklaşık 50 km mesafeye kadar bir etki alanı ve 75 Mbps indirme ile bir çeşit kablosuz bağlantı sistemi olan WiMAX’in mevcut servislere nazaran daha uygun fiyatlı bir alternatif sunarak büyüyeceği düşünülüyor. WiMAX satışının 2010’a kadar 10 milyon adedi geçeceğini öngörülüyor.
LTE (Long Term Evolution – Uzun Dönemli Dönüşüm) ya da 4G: Mobil telefon ağlarındaki hızı arttırmak için şu anda üzerine çalışılan ve uygulanan radyo teknolojisi. LTE’ye 4 nesil telefon hizmetleri de demek mümkün ancak aslında 3.9G demek daha doğru. Şu anda dünyada pek çok Telekom firması 4G üzerine çalışıyor ve çok büyük yatırımlar yapıyor. Mobil cihazlarda video devri 3G ile başlasa da yüksek çözünürlüklü video devri 4G ile açılacak.
Türkiye’nin mobil teknolojiler konusunda geldiği yer henüz 3G. Oysa 3G uzun yıllardır dünyada kullanılan bir teknoloji. Bugün bir Afrika ülkesi olan Fas bile 2006’dan beri 3G kullanıyor. Üçüncü nesil Avrupa’ya 5 yıl önce geldi. 10 milyar dolara lisansları satıldı.
Avrupa Politikaları Merkezi (Center for European Policy Studies-CEPS) adına, Prof. Andrea Renda, Dr. Selen Guerin ve Dr. Emrah Arbak tarafından hazırlanan “Bilgi Toplumu ve Medya” Başlıklı 10. Fasıl Hakkında Etki Değerlendirmesi raporunda söylenenler aslında telekomünikasyon alanında Avrupa’ya oranla durumumuzu çok güzel yansıtıyor: “Telekomünikasyon alanında, Avrupa Komisyonu tarafından Kasım 2008’de yayınlanmış bulunan en son İlerleme Raporu’nda, Türkiye’nin AB müktesebatı ile kademeli uyumunda ilerleme kaydetmekte olduğunu kabul edilmiştir. Ancak, evrensel hizmet, yetkilendirme ve özellikle İSS (Internet Servis Sağlayıcılığı) pazarında olmak üzere sabit hatlı telefon sektöründe rekabeti teşvik etme ihtiyacı da dahil bir dizi konuda hala çözümlendirilmemiş endişeler bulunmaktadır. Ayrıca, operatörlere tarh edilmekte olup, özellikle mobil iletişim sektöründe pazara giriş, yaygınlık ve kullanım yoğunluğuna zarar verdiği ispatlanmış bulunan iletişim vergilerinin azaltılmasına yönelik ihtiyaç da söz konusudur. Son olarak ise, sektör düzenleyicisi olan kurumun göreceli bağımsızlığının Türkiye’nin bu alandaki büyümesine zarar vereceği tespit edilmiştir”
Türkiye’de cep telefonu penetrasyonu 65 milyonluk bir cep telefonu kullanıcı kitlesi sayesinde yüzde 85’leri geçti. Ancak bu durum mobil teknolojilerin tamamen verimli kullanıldığı anlamına gelmiyor. Ancak 3G’nin gelmesi geç olmasına rağmen büyük bir adım. Çünkü cep telefonlarının yüksek penetrasyonu 3G ile birleşince dijital uçurum biraz daha azalmış olacak.
Avea Katma Değerli Servisler Direktörü Ceyda Yıldırım, 3G teknolojisi ile artık herkesin hızlı internet kullanıcısı haline geleceğini ifade ediyor. Bu sayede ülkemizdeki tüm cep telefonu kullanıcıları internet üzerinden dünyanın tüm bilgilerine ulaşabilecek. Bu da Türkiye’nin dijitalleşmesi ve bilgi toplumuna dönüşmesi yolunda büyük katkılar sağlayacak. Yıldırım “3G teknolojisi ile Türkiye’de en büyük fark, mobil geniş bant hizmetlerinde olacaktır. 3G ile film, müzik gibi eğlence endüstrisinin yapı taşlarını oluşturan içeriklere yeni bir erişim kanalı açılmış olacak. 3G ile özellikle UGC (user generated content) olarak adlandırılan kullanıcılar tarafından üretilen içerikler, facebook, myspace gibi sosyal ağ ortamları ve bunlarla bütünleşik çalışabilen mobil uygulamalar daha fazla önem kazanacak” diyor. Öte yandan, hızlı mobil internet, mobil ticareti desteklemek amacıyla geliştirilen teknolojiler ve bunların olanak tanıyacağı sponsorlu hizmetler, reklam, mobil ödeme ve ticaret, mesajlaşma ile müzik/video servisleri gelişecek.
Bu gibi hizmetlerin gelişmesi elbette kendi kendine olmuyor. Telekomünikasyon firmaları çok büyük yatırımlar yaparak yeni uygulama ve hizmetler geliştiriyorlar. Ancak devletten de bazı beklentileri var. Turkcell Servis ve Ürün Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cenk Bayrakdar “Milli politika oluşturmak açısından devletle sektör arasında daha yakın bir işbirliği ve ortak bir bakış açısı önemlidir. Ar-Ge desteklerinin uygulanmasında yazılım sadece bir araç olarak kabul edilmemeli. Yani tekniğin bilinen durumunu geliştiren bir buluş, bilimsel literatürde geliştirme ya da araştırma (research) riski içermiyor olsa da, çalışmanın yazılım içermesi değer taşımalı. Sonuçta tüm diğer alanlarda verilen Ar-Ge destekleri gibi yazılım çalışmalarına verilen desteklerin artırılmasını bekliyoruz” diyor. “Yeni Ar-Ge destek yasalarında yazılıma özel bir yer verilmeye çalışıldığını söyleyen Bayrakdar, teknoloji serbest bölgeleri ile ilgili değişiklik taslağında seri üretimin vergiden muafiyeti düzenlemesinin aslında imalat sanayini hedeflese de yazılım sektörü için önemli olduğunu belirtiyor. Yıldırım “Sektör oyuncuları olarak içinde yazılım kullanımı olan her tür çalışmanın Ar-Ge olarak nitelendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Devlet tarafında desteklerin Ar-Ge’den çok ‘yenilik’ yaklaşımı ile yazılıma verilmesi ile çözüm üretilmeye çalışıldı. Yeni Ar-Ge destek yasasında bu yaklaşım görülüyor. Fakat, henüz çok küçük boyutlarda olan sektör firmaları için yasayla çözüm getirilmeli. Hiçbirinin 50 kişi üzerinde Ar-Ge merkezi kurabilme şansı yok. Yasadan yararlanmanın diğer yöntemi olan proje bazlı yaklaşımda ise yine Ar-Ge dışında çıkış yok. Firmaların çalışmaları ise Ar-Ge olarak değerlendirilmediğinden projeleri çoğunlukla destek alamıyor” diyerek operatörlerin sıkıntılarına dikkat çekiyor.
Borusan Telekom Genel Müdürü Mehmet Başer ise sabit hatta rekabet şartlarının henüz tam olgunlaşmadığını bu nedenle hem alternatif operatörlerin hem de müşterilerin dezavantajlı durumda olduğunu ifade ediyor. Başer “ECTA’nın (European Competitive Telecommunications Association) yaptığı denetimlere göre rekabet konusunda İngiltere’de bir numara, Türkiye ise sonuncu. Rekabet olmayınca da şirketler oyun alanı bulamıyor. Oyun alanı olmayınca para, para olmayınca da yeterince inovasyon olmuyor. Bu nedenle rekabeti etkin bir şekilde tesis edecek düzenlemeler gerekiyor” diyor.


Turkcell Servis ve Ürün Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cenk Bayrakdar

10 fikirden biri başarılıysa yeterli

Türkiye’de çok nitelikli insan kaynağı var. Ancak, önemli olan nokta, bu nitelikli insan kaynağına Ar-Ge yapabilecekleri altyapıyı, desteği ve vizyonu sunabilmek. 2003 yılında Türkiye’nin ilk teknoloji öngörü projesi Vizyon 2023 TÜBİTAK önderliğinde gerçekleştirildi. Bu projenin çıktısı olan, Türkiye’nin uzun vadeli Ar-Ge ve teknoloji yol haritasının hayata geçirilmesi kritik önemli. Ayrıca bu planın her yıl gözden geçirilerek, gelişme ve ihtiyaçlara göre revize edilmesi gerekiyor. Dünyada gelişmiş tüm ülkeler bu konuya önem veriyor ve teknolojik öngörü çalışmalarını sistematik olarak planlıyor, çıktılarını hayata geçiriyor ve düzenli olarak revize ediyorlar. Artık dünya, bilgi dünyası. Ülkelerin mevcut kaynaklarını göz önünde bulundurarak, dünyada en az bir alanda en iyi olmayı hedeflemesi ve bu alana yatırım yapması gerekiyor. Özellikle bu alanda Ar-Ge destekleri girişimcilere ve Ar-Ge yapan şirketlere hızlı ve etkin bir şekilde aktarılmalı. Inkübasyon ve risk sermayesi altyapılarının da aciliyetle kurulması çok faydalı olur. Bazen dünyayı değiştiren fikirler hiç umulmadık yer ve kişilerden çıkabiliyor. Ar-Ge kaynaklarını aktarırken biraz daha fazla risk alınabilir. İnovasyon konusunda en ileri olan ülkeler arasında yer alan İsrail, 10 girişimden birinin başarılı olmasının son derece kabul edilebilir bir oran olduğunu savunuyor. Bazen öyle fikirler ortaya çıkıyor ki, 100 tane Ar-Ge projesini finanse edebiliyor.
Avea Katma Değerli Servisler Direktörü Ceyda Yıldırım

Avea Teknopark bir teknoloji üssü olacak

Ar-Ge’nin bir şirketin sürdürülebilir başarısının en önemli faktörlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Avea olarak bu yıl içerisinde Ar-Ge çalışmalarına hız vermek ve inovatif projeler geliştirmek amacıyla Ümraniye’de Avea Teknopark’ı hizmete açtık. Türkiye’nin teknoloji üssü olması amacıyla tasarladığımız bu merkez ile inovasyona ve sektör gelişimine katkıda bulunacağımıza yürekten inanıyoruz. Öte yandan, gerçekleştireceğimiz Ar-Ge çalışmalarımızla dışa bağımlılığımız azalırken, ülkemizde istihdam, bilgi birikimi ve teknolojinin gelişimine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Teknoloji alanında faaliyet gösteren şirketlerin Ar-Ge departmanlarının etkin bir şekilde çalışması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu alanda faaliyet gösteren şirketler dünyadaki rakipleriyle rekabet edebilmek için ürünlerini geliştirmek zorundalar.


Borusan Telekom Genel Müdürü Mehmet Başer

Telekomda inovasyon için rekabette eşitlik

Avrupa bizden çok daha iyi. Ama Türkiye’ye genel olarak bakarsak telekomünikasyon sektörü inovasyon açısından geri değil. Diğer sektörlere göre daha iyi. Zaten bu sektör lokomotif bir sektör olduğu için geride kalması pek mümkün değil. Cep telefonu ve mobil telefonunda da çok ciddi penetrasyon var. Bu ekonomik şartlara veya eğitime bağlı değil. Fakat Türkiye dünyaya göre telekomünikasyonda geri çünkü rekabet tam yerleşmiş değil. Rekabet deyince çok fazla operatörün olduğu, müşteriye farklı farklı hizmetlerin sunulduğu, düzenlemeler sayesinde herkesin rahatça hareket edebildiği ve bir oyuncunun daha avantajlı durumda olmadığı bir ortamdan söz ediyoruz demektir. Yani diğer oyuncuların elin kolunun bağlanmadığı bir ortam. Bu konuda da yerimizde saymıyoruz ilerleme var ama istediğimiz gibi değil.

Tagged , , , , , , , , ,

Related Posts

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kapat