IPHaber
Son Yazılar

Genel


Kütüphane: LTE – Long Term Evolution: Daha hızlı mobil sörf

Eylül 28, 2009 by admin in Genel with 0 Comments
Web’de HD film izlemek, müzik aktarımı yapmak, çevrimiçi oyun oynamak… Ve bunların hepsini cep telefonuyla yapmak. Mobil ağ, LTE tekniği sayesinde DSL bağlantılarından daha hızlı olacak.

LTE - Long Term Evolution: Daha hızlı mobil sörf

iPhone’ların ve minik netbook’ların piyasaya çıkışından bu yana mobil veri açlığı artıyor; zira cihazlar dışarıda internete girmenin ne kadar keyifli olabileceğini gösterdi. Gelecekte veri darboğazlarına rastlamamak ve mobil şebekeden sadece basit web sitelerine ulaşmamak için bazı servis sağlayıcılar daha hızlı veri aktarım teknikleri üzerinde çalışıyor. Öncelikle UMTS turbosu HSDPA+ tekniğini sunmak istiyorlar.

Fakat bu ağ hızlandırıcıları sadece geçici birer çözüm; çünkü servis sağlayıcıları çoktandır yeni nesil bir teknolojiyi test ediyorlar: Long Term Evolution, kısaca LTE, önümüzdeki 1-2 yıl içinde mobil internet kavramını alt üst edebilir.

Telefon bağlantısına son: LTE her yere el atıyor

Telefon bağlantısına son: LTE her yere el atıyor
LTE’nin güzel tarafı standart DSL’i gölgede bırakabilecek yüksek hızlı bir bağlantı tekniği olması. Bu hızla LTE, sadece mobil cihazlar için değil, ev bilgisayarları için de mantıklı bir çözüm oluyor.

Şu anda ulaştığı 100 MBit/s ile – WLAN ile karşılaştırılabilir – telefon prizine kablo çekmek gereksiz hale gelebilir. Böylece LTE son engeli de aşıp telefon bağlantısını tarihe gömebilir. 3GPP standart topluluğunun ancak 2009’un sonunda teknik tanımlamaları belirleyecek olmasına rağmen LTE testleri son hızla devam ediyor. Önümüzdeki sene geniş çapta bir anten yapılanma süreci başlayabilir.

Bazı ülkelerdeki sunucular mevcut antenlerini LTE için hazırlamaya başladılar. Zira teknik, parça parça paralel olarak yapılandırılabiliyor; öncelikle büyük şehirlerde denemeler yapılıyor. Vodafone, LTE’nin kırsal alanları da yüksek hızda mobil internet ile besleyip beslemeyeceğini Almanya’nın bazı bölgelerinde test ediyor. Eğer pilot denemeler başarılı olursa operatör, 2010’un sonuna kadar tüm kırsal alanları LTE ile donatmayı düşünüyor. Şebeke operatörleri bu iş için boşta olan 790 MHz – 862 MHz analog TV frekanslarını kullanmak istiyorlar.

Hızlı yüklemeler: 300 Mbit/s’yi görmek mümkün

Hızlı yüklemeler: 300 Mbit/s'yi görmek mümkün
GSM, UMTS ve diğer kablosuz teknolojilerinin bir arada çalışması da düşünülüyor: LTE bağlantısı çok zayıf olduğunda antenler sinyalleri bir diğer şebekeye yönlendirebilir. LTE uluslar arası bir kapsama alanına ulaşmak için 1,4 MHz ila 20 MHz kanal aralıklarını kullanıyor.

Örneğin bu teknik, kablosuz kullanımı ile ilgili yasal düzenlemelere göre farklı ülkelere uyum sağlayabilir. İlk ticari LTE ağı şu an İsveç’te oluşturuluyor, resmi başlangıcın önümüzdeki sene yapılması bekleniyor. Uzmanlar 80 Mbit/s – 150 Mbit/s arası bir bant genişliği ile hesaplıyor. En azından başlangıç için; zira planlarda 300 Mbit/s ile dosya indirmek var.

Bu hızda parazitsiz bir iletişimi garanti altına almak için geliştiriciler MIMO, QAM ve OFDM gibi gönderim ve alım yapmak için birden çok anteni kullanan ve aynı zamanda yüksek veri akış oranlarını mümkün kılan teknikleri birleştiriyorlar. Veri paketleri klasik DSL de olduğu gibi internet protokolü (IP) üzerinden kullanıcıya ulaşıyor.

Böylece teknik kablosuz ağın (WLAN) desteğini alıyor ve öncelikle Hindistan ve Afrika’da kullanılan; fakat sadece internet erişimi sağlayan WiMax ile rekabet ediyor. Buna karşın Avrupa’da WiMax’in izine rastlamak mümkün değil; çünkü ne alıcılar ne de antenler yaygınlaşmış değil. Bu sebeple uzmanlar WiMax için Avrupa’da bir gelecek görmüyor.

Kısa gecikme süreleri: HD ve görüntülü konuşma

Kısa gecikme süreleri: HD ve görüntülü konuşma
LTE’yi ilginç kılan sadece yüksek veri transfer oranı değil. Teknik sayesinde şebeke başına daha fazla katılımcıya ulaşılabilecek; böylece ani yığılmalar daha iyi bir şekilde dengelenebilecek.

UMTS hızlandırıcısı HSPA ve HSPA+ da DSL’e yakın hızlara ulaşsalar da şebekeler anında taşıma kapasitelerini aşabiliyor ve sörf yapma hızı belirgin derecede düşebiliyor. Bant genişliğinin yanında LTE’de 30 milisaniye ile UMTS’den çok daha düşük olan gecikme süresi de büyük rol oynuyor. 30 milisaniyenin altına dahi inebilen LTE gecikme süresini iletim sırasında hissetmek mümkün değil. Bu sayede LTE ile HD kalitesinde video akışları ve görüntülü konuşma mümkün oluyor. Geliştiriciler araba radyosunda kullanımı bile düşünüyor; örneğin radyo yayınları için DVB-T’de olduğu gibi. T-Mobile ve Nortel Networks’ün yaptığı testler hareket eden bir arabanın içinde 170 Mbit/s ile dosya indirmenin mümkün olduğunu gösterdi (Saatte 70 km ile hareket eden bir arabada).

Kısacası teknik birçok potansiyel barındırıyor. LTE’nin baskın gelip gelmeyeceği tamamen temin edilebilir cihazlara ve piyasaya çıktığı andaki fiyatına bağlı. Zira mobil internet kullanan kişilerin sayısı artsa ve HSPA birçok kullanıcı için yeterli olsa da birçok kullanıcı “Web to go” teriminden kaçınıyor. Cep telefonu kullanıcılarının büyük bir kısmına hitap eden uygun konseptler hala eksik. Örneğin Dialego pazar araştırması firmasının yaptığı güncel bir araştırma kullanıcıların sadece yüzde 10’unun cep telefonlarını sörf yapmak için kullandıklarını ortaya koydu. Temel sebepler arasında fiyat ve küçük ekranlar gösteriliyor.

Pazar başlangıcı: Cihazlara ve tarifelere bağlı

Pazar başlangıcı: Cihazlara ve tarifelere bağlı
Teknik engeller rahatlıkla aşılabilir; ilk USB yongaları piyasaya sürüldü bile. Şebeke operatörlerinin fiyatlarını nasıl belirleyecekleri daha da önemli.

Şayet mobil internet baskın gelirse cep telefonu görüşmeleri ve SMS’lerden elde edilen gelirler yok olabilir. Eğer tüketici mobil ağ üzerinden daha ucuza telefon görüşmesi ve chat yapabiliyorsa neden daha fazla para ödesin ki?

İlk çatışma sinyalleri belirdi bile: Birkaç ay önce T-Mobile, VoIP sunucusu Skype’ı şebekesinden dışarı atmaya çalıştı.

3G bağlantısı sunan operatörler şimdilik “kota” ifadesiyle günü kurtarmaya çalışıyorlar: UMTS ve HSPA ile internete giren kişilerin sadece sınırlı bir kullanım hakkı var. Sunulan kota miktarları her gün internete giren, müzik indiren ve güncellemelerle uğraşan bir kişiye kesinlikle yetmiyor. Dolayısıyla LTE’de engel oluşturabilecek unsur teknoloji değil, operatörler olacak.

Daha fazla hız: LTE bu teknikleri birleştiriyor

Daha fazla hız: LTE bu teknikleri birleştiriyor
MIMO
Multiple Input Multiple Output (MIMO), veri akışının birden çok alıcı ve gönderici anten üzerinden (LTE’de maksimum dört adet) gerçekleştirilebileceği anlamına geliyor. Bu sadece veri akış oranını yükseltmekle kalmıyor, kablosuz aktarımda oluşabilecek hata oranını da düşürüyor.

QAM
Quadratur-Amplituden-Modulation (QAM) sayesinde daha fazla sinyal ve böylece daha fazla veri, alım sırasında birbirinden temiz bir şekilde ayrılabiliyor. Bu iş için taşıyıcı dalgaların 90 derece faz dışı olmaları gerekiyor.

QFDM
Orthogonal Frequency Division Multiplex (OFDM), frekans aralıkları sinyallerin birbirini en az rahatsız edecek şekilde tasarlanmış olması sebebiyle frekans bantlarının en iyi şekilde kullanır.

Tagged , , ,

Related Posts

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kapat