IPHaber
Son Yazılar

Telekom


Filtre işe yaramaz

Haziran 21, 2011 by admin in Telekom with 0 Comments

 Eric Schmidt, Google’ın icra kurulu başkanı. Geçen nisan ayına kadar yönetim kurulu başkanıydı. 2001 yılından beri bu görevdeydi ve şirketi bugünkü haline getiren isim olarak biliniyor. Bu yılın başında yerini şirketin kurucularından Lary Page’e bıraktı ve kendi deyişiyle günlük operasyonların dışına çıkıp şirketin makro politikalarından sorumlu hale geldi. Bu normal bir işletmede terfi yoluyla devre dışı bırakılmak anlamına gelebilir ama Google ölçeğindeki bir yapıda devredışı bırakılmış bile olsanız muhataplarınız cumhurbaşkanları vs oluyor. Zira Schmidt’in Türkiye ziyaretinin sebebi Cumhurbaşkanı Gül’le yarın yapacağı görüşme. Schmidt’le dört gazeteci bir saat kadar birlikte olduk. Sansür ve internet filtrelerinden Youtube yasağına, yeni girişimcilere tavsiyelerinden, internette bundan sonra ne olacak sorusuna kadar pek çok şey konuştuk.

İNTERNET FİLTRESİ KÖTÜ FİKİR
Google sıradan kullanıcılar için bilgiye ulaşmanın en kestirme yollarından biri. Şirketin amacı da bunu olabildiğince yaygınlaştırmak, hızlandırmak ve çeşitlendirmek. Kullanıcıların nimet diye görüp sonuna kadar yararlandığı bu durumu hükümetler külfet ve tehlike olarak görüyor. Mısır ya da Fransa, Çin, İran ya da Türkiye elini internetin içinde tutmaya çalıştıkça önce Google’la karşılaşıyor. Şirket, bu tür müdahalelere pabuç bırakmadıkları konusunda kendinden emin. ‘Çin’de sansürü kabul etmedik, farklı bir sistemi olan Hong Kong’a taşındık. Türkiye’de uygulanması planlanan internet filtresi de kötü bir fikir. Etrafından dolaşılmaya çok açık bir sistem’

-Peki demokrasi, insan hakları konusunda bir sorumluk hissediyor musunuz?
-Biz insanların ifade özgürlükleri için her şeyi yaparız. Sonra o özgürlükle ne yapacaklarına halklar kendileri karar verir.

İNTERNETTE SIRADA NE VAR?
Bu soruya doğru yanıtı veren kişinin kısa zamanda dolar milyarderi olacağından şüphe yok. İnternetten zengin olmuş Schmidt’in bu soruya verdiği cevap şöyle: “Eski modelde PC vardı. Yeni modelde ise her şeyin merkezinde mobil araçlar var. PC senin hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Mobil cihaz ise hakkındaki her şeyi biliyor, neredesin ne yapıyorsun, neyle ilgileniyorsun… Kamerası da var… Yeni nesil internet sana, sen bir şey sormadan söyleyecek… Bulunduğun yer, yaptığın şey hakkında önerilerde bulunacak.”

Geleceğe dair verdiği bir örnek de gerçek zamanlı sesli çeviri… (Google Translate’in Türkiye’de kötü sonuçlarıyla en büyük web eğlencesi olduğundan masadaki kimsenin bahsetmemesi Türk misafirperverliğiyle ilgili) Tabii bu hizmetlerin arkasında,  hakkımızdaki her şeyi bilen bir süper bilgisayarın olacağı, aklımızdan çıkmıyor. Ama zaten hakkımızda öğrenilmemiş pek az şey var ve bunu pek az kişi kafaya takıyor gibi görünüyor. 

SİZ YAPIN, BİZ SATIN ALALIM
Google, Facebook başlangıçta birer “start up”tı. Yani iyi bir fikir bulmuş genç girişimcilerin kurduğu şirketler. Sonra sermayeyi bulup milyar dolarlık oldular. Google start up’ları destekliyor mu. Schmidt evet filan diyor ama gerçek cevabı da esirgemiyor. “Biz onları satın alıyoruz.”

-Peki bu günlerde yeni girişimciler neyle uğraşıyor?
-Paris’te St. Petersburg’da ya da İstanbul’da gördüğüm hemen her yeni fikrin ortak yanı “mobile, social, local olmaları”. Yani cep telefonu üzerinden sosyalleşme aplikasyonlarından söz ediyor. Bir de “html 5 kullanmalarını öneririm” diyor ama bu da büyük bir sır sayılmaz herhalde…

    Best of Eric Schmidt 
Bizimle görüşmesinde unutulmayacak şeyler söylemedi. Hatta fazla yüzeyseldi diyebiliriz. Ama geçmişteki medya performansı kötü değil. İşte unutulmayacak sözlerinden bazıları: 

Nerede olduğunuzu biliyoruz. Daha önce nerede olduğunuzu biliyoruz. Ne düşündüğünüzü de aşağı yukarı biliyoruz. (Atlantic’e verdiği röportajdan) 

Bence çoğu insan Google’ın sorularına cevap vermesini değil, ne yapmaları gerektiğini söylemesini istiyor. (New York Times’a verdiği röportajdan) 

O bilgileri bir şekilde alacağız, anlaşarak ya da anlaşmadan… (Telegraph’a verdiği röportajda Facebook verilerinden bahsederken…) 

Bir gün her genç insan arkadaşlarının kendisiyle ilgili sosyal medyada yazdıkları yüzünden reşit olduğunda ismini değiştirme hakkına sahip olacak. (Wall Street Journal’a verdiği röportajdan) 

Espriydi ama iyi bir espri değildi. (Wall Street Journal’a söyledikleriyle ilgili olarak The Colbert Report’a söyledikleri) 

Kullandığımız arabalar sokak görüntüsünde bir kere gözüküyor. Onları hareket ettirebilirsiniz, değil mi? (CNN’e verdiği röportajdan) 

Politikamız bir şeyleri denemek, başarısızlıklarımızı kutlamak. (Techonomy konferansında konuşurken…) 

(İnternete) Bir şey yolladığınızda şunu unutmayın, bilgisayarlar asla unutmaz. (The Colbert Report’a verdiği röportajdan) 

Verileriniz için bize güvenebilirsiniz. (Telegraph’a verdiği röportajdan) 

Washington, kuralların lobiciler tarafından yazıldığı bir görevli koruma makinesi… (Washington Fikir Forumu’ndaki konuşması sırasında) 

Eğer kimsenin bilmemesi gerektiğini düşündüğünüz bir şeye sahipseniz, belki en baştan onu yapmaktan vazgeçmelisiniz. (CNBC’ye verdiği röportajdan) 

Bilgisayarlar bizim iyi yapamadığımız işleri yapacak, biz de bilgisayarların iyi yapamadığı işleri… (Venturebeat’e söylediklerinden)     

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kapat