IPHaber
Son Yazılar

Genel


Bakış açısı: İletişimin yeni yüzü: Voice Over IP

Haziran 30, 2008 by admin in Genel with 1 Comment

VoIP terimi, Voice Over Internet Protocol’den (İnternet protokolü üzerinden ses) geliyor. VoIP, önümüzdeki yıllarda daha sık duyacak olduğunuz IP telefonu ve İnternet telefonu terimleriyle ilişkili. VoIP’in arkasında bir sürü abartı yatıyordu ve yakın zamanda biraz enerjisini kaybetti.
En temel seviyede, VoIP teknolojileri analog telefon iletişimlerinin dijital olarak iletilmesini ve veri ağları üzerinden yönlendirilmesi sağlıyor; bu geniş alan ağı (WAN), yerel ağ (LAN ya da İnternet olabilir. Teoride, iletişimin iki paketi (dijitalleştirilmiş ses ve veri) mesut bir biçimde ağ üzerinde birlikte hareket edebiliyor. Elbette üçüncü bir paket de (video) 21.yüzyıl organizasyonlarında temel bir ağ uygulaması olarak kabul görüyor; çünkü elimizde bol bol bantgenişliği var.

Tek bir ağ üzerinde birleştirildiklerinde veri, ses ve video, kullanıcılar için sınırsız üretkenlik imkanları vaat ediyor. Tabii bu aynı zamanda kurumlar için telekom maliyetlerini azaltmak ve verimliliği artırmak demek. Diğer taraftan bu türlü bir ağ trafiğine “ayak uydurmak” zorunda kalan IT çalışanlarının başları fazlasıyla ağrıyabiliyor. Uzun yıllar eski telekom ve ağ altyapıları ile boğuşan CIO’ların ağ yeteneklerini, güvenilirliği ve esnekliği geliştirmek adına yüksek oranda kaynak harcaması gerekiyor.

VoIP nasıl çalışıyor?
Şu anda tüketicilerin ve işletmelerin kullandığı VoIP teknolojisinde üç belirgin çözüm var. Bunların ilki normal bir telefon, hızlı bir İnternet bağlantısı ve tüketici için de bir analog telefon dönüştürücüsü ya da ATA kullanılarak gerçekleştiriliyor. ATA, ses sinyallerini bir dijital veri paketine dönüştürüyor ve İnternet üzerinden yolluyor. Kurulumu ve kullanımı çok zor değil ve tüketici seviyesi VoIP pazarında oldukça yaygın. Çok sayıda geleneksel telefon kullanıcısı bulunan işletmeler için ATA, analog ses sinyallerini paketlenmiş verilere dönüştürebilen özel sunucular halini alıyor.

Örneğin, İstanbul ofisindeki bir çalışan, İzmir ofisindeki bir çalışma arkadaşını aradığında, çağrı firmanın fiziksel konumu içinde, geleneksel PBX üzerinden (ya da tüm trafiği yönlendiren özel bir şube) kurumunun kendi IP tabanlı ağına yönlendiriliyor. Daha sonra IP paketlerine dönüştürülerek İnternet ya da kurumun kendi WAN’ı üzerinden gönderiliyor.

İkinci bir yol da özelleştirilmiş bir VoIP ya da IP telefon kullanılması. Bu çözümde standart bir karasal telefon kullanıyor ancak Ethernet kablosu üzerinden bir router’a bağlanıyor. Bir organizasyonun arka ofisinde bulunan özelleştirilmiş IP ses sunucusu tüm çağrıları ağ üzerinden yönlendirme yeteneğine sahiptir; bir VoIP telefondan diğerine. Bu seçenek giderek daha popüler hal alıyor ve bu fonksiyonelliğin yönetilmesi üzerinde uzmanlaşmış firmalar (özellikle de genişbant ya da DSL bağlantısına bel bağlayan, küçük ve orta büyüklükteki firmalar) muntazam bir biçimde büyüyor.

Üçüncü çözümde ise dizüstü bilgisayarınıza “mobil telefon” gibi davranan bir yazılım kuruyorsunuz.

PC’nizden sabit bir telefonu aramak ya da gelen çağrıları kabul etmek için tüm ihtiyacınız olan şey hızlı bir İnternet bağlantısı, “soft phone” olarak anılan şey ya da bir hoparlör, mikrofon ve ses kartı. Bu mobil bilgi çalışanları için yenilikçi bir konsept ve yetenek. Ama gerçekte ancak kalkışa hazırlanıyor.

IP telefonu geleneksel telefondan nasıl ayrışıyor?
Eski güzel çevir sesiyle geleneksel telefon deneyimi anahtarlama devrelerine dayanıyor. Telefonu kaldırıyorsunuz, çevir sesini alıyorsunuz, telefon numarasını çeviriyorsunuz, diğer kişi zili duyuyor ve telefonu kaldırıyor, her iki uç için taşıyıcının ağında bir devre bağlantısı kuruluyor. Sonra konuşuyorsunuz. Bu iletişimin arkasında yatan eski sisteme Public Switched Telephone Network (PSTN) deniyor.

VoIP ve IP telefonu ile devre anahtarlama, paket anahtarlamayla değiştiriliyor. Paketlerin ve iletişimin transferini sağlayan “genel” sistem de İnternet. Çevir sesi çok yaygın ve güvenilir hale geldiğinden VoIP sistemlerinin çaba göstermesine ihtiyaç var. Örneğin, eğer bir elektrik kesintisi varsa, ancak yedek bir jeneratörünüz varsa VoIP araması yapabiliyorsunuz; VoIP sistemlerini kuran firmaların acil durumlar için halen analog hatları kullanmaya devam etmesinin bir sebebi bu. Diğer bir farklılık da VoIP aramanızın kalitesinin, dijitalleştirilmiş ses sinyallerini üzerlerinden gönderiyor olduğunuz ağ kalitesine ve İnternet bağlantı hızına bağlı olması.

Görünüşe bakıldığında, bugün herhangi bir çalışanın ofisinde yer alan 21.yy telefonla VoIP telefon arasında çok az fark var. İkisi arasındaki temel teknik uyuşmazlık VoIP telefonun Ethernet yuvasına sahip olması, standart telefonda ise bunun olmaması. In-Stat’ın (www.in-stat.com) tahminlerine göre 2006’da gerçekleşen toplam IP telefonu satışının 2010’da 164 milyon üniteye çıkması bekleniyor.

VoIP’in ne gibi avantajları var?
Birçok nedenden dolayı çoğu organizasyon, aylık telekom giderlerini fazlasıyla traşlayabileceğini fark etti. Bu nedenlerin ilki ve muhtemelen hakkında en çok konuşulanı şu: Bir VoIP sistemiyle organizasyonlar uzun mesafe aramalarında ve birbirlerinden uzak lokasyonlarda bulunan ofislerdeki aynı şirket çalışanlarının WAN üzerinden gerçekleştirdiği görüşmelerde tasarruf sağlayabilir.

İkincisi, organizasyonlar veri ve ses trafiğini tek bir ağ üzerinden gerçekleştirerek önemli bir tasarruf sağlayabilir. Çünkü aksi halde veri hatlarını ve ses hatlarını ayrı ayrı yönetmek ve ekstra ödeme yapmak durumunda kalacaklar. Bu, ağ yönetimini, telefon sistemlerinin güncelleme ve terfilerini kolaylaştırıyor. Merkezi olarak kontrol edilen bir IP telefon sisteminde, ağ yöneticilerinin telefon sisteminde yapmak zorunda olduğu herhangi bir değişiklik (yeni bir çalışan ekleme ya da bir çalışanın yer değiştirmesi gibi) çok daha kolay.

Kablolarla dolu bir arka ofis ya da telefonlar için karmaşık programlamaya lüzum yok. Değişiklikler basit bir web tabanlı uygulama üzerinden gerçekleştiriliyor.
Görünen bir diğer fayda da müşteri hizmetlerinin yeni ve daha fazla karşılık veren formları. Örneğin, “konuşmak için tıklayın (veya “bağlanmak için tıklayın”), yoğun müşteri hizmetleri operasyonlarına sahip online mağazalar için popüler bir seçenek haline geldi.

“Konuşmak için tıklayın” ile müşteri hizmetleri temsilcisiyle konuşmak isteyen online müşteriler bir bağlantı üzerine tıklayabilir ve uygun bir temsilciye bağlanarak (VoIP üzerinden) ihtiyaç duyduğu desteği alabilir.

Tüm bu potansiyel tasarruflar 21. yüzyıl organizasyonları için kritik bir öneme sahip. Bunun nedeni birçok firmanın toplam iletişim harcamalarının çok fazla olması.

Aberdeen Group’a göre, ortalama bir Fortune 500 firması telekom hizmetleri için her yıl 116 milyon USD harcıyor (orta büyüklükteki kuruluşlar için bu rakam 26 milyon USD). Bir bütün olarak telekom maliyetleri çoğu firma için ilk üçe girdi. CIO’lar VoIP uygulamalarıyla aylık olarak bin USD’den milyon dolarlara kadar tasarruf sağlanabileceğini belirtiyor.

Çünkü devasa işletmelerin çok fazla çağrı merkezi operasyonları var ya da birçoğu farklı coğrafyalarda yer alan ofisleri arasındaki iletişim için uzun mesafe telefon görüşmelerine ihtiyaç duyuyor.

VoIP’in dezavantajları neler?

Potansiyel avantajların listesinin sizi “Bunun neden yapmıyoruz?” düşüncesine sevk etmesi gibi size (CEO’nu ve CFO’nuzu da) “Bunu neden yapıyoruz?” dedirtecek eşit derecede potansiyel tehlike ve dezavantajlar da var. Kullanıcılar ağ gecikmeleri ve kalitesi düşük ses iletişimlerini tecrübe ettiklerinde bunun gerçek olması muhtemel.

VoIP’in birinci, muhtemelen en hayati potansiyel dezavantajı ses iletişiminin ağ gereksinimlerinin çok huysuz olması; ağ kalitesinde en ufak bir düşüş iletişim deneyiminizi kötü şekilde etkileyecektir. VoIP aramalarında karşı karşıya kalınan talihsiz sonuçlar gecikme, kararsızlık ile paket kaybı ve nihayetinde bozuk iletişim ve kopan bağlantılar fazlasıyla can sıkıyor.
VoIP için kritik olan bu kusur, verilerin ağ üzerindeki hareketini etkiliyor ve kısa aralıklarla kesilmelere neden olabiliyor. CIO.com’daki Weigh In köşesinde yazarlar, “VoIP gerçek zamanlı bir uygulama ve ona göre ele alınması gerekiyor; IT departmanlarının yönetmeye alıştığı diğer kurumsal uygulamalarla aynı ihtiyaçlara sahip değil” diyor. VoIP’in iyi çalışması için güçlü, yüksek kaliteli bir ağ ortamının varlığı çok önemli. Birçok CIO için bu pahalı ve zaman isteyen bir terfi olacak.

İkincisi, uzun mesafeli aramalar için verilen büyük tasarruf müjdeleri, ancak firmanın VoIP telefonları kendi ağına bağlı olduğunda fark edilebilecek; yani taşıyıcı hizmetler denklemin dışına çıkartıldığında (Eğer bir taşıyıcı herhangi bir zamanda halen VoIP uygulamanızda bir rol üstleniyorsa, bunun bir maliyet karşılığı olduğunu unutmayın.)!..

Üçüncüsü, VoIP çok gündemde olduğundan bir sürü satıcı pazara akın ediyor ve kısa uygulamalar sunuyor (bir ya da iki ay!); ve nispeten kabul edilebilir uygulama maliyetlerine (150 bin USD’den daha az). Dikkat: Çoğu CIO ve analist, VoIP’in pazarda tutunmasının umulandan çok daha uzun sürebileceğini bildiriyor; maliyetler ilk yapılan planların çok üstüne çıkıyor ve kullanıcılar için bir sürü eğitim gerektiriyor.

Ve son olarak, VoIP çalışmak için elektriğe muhtaç. Bu da elektrik kesintisi ve VoIP’in anlaşabilen bir ikili olmadığı anlamına geliyor; güç yoksa VoIP hizmeti de yok.

IP telefon pazarı ne durumda?
IP telefon telefon pazarı hızlı bir büyüme gerçekleştirmek için hazır. Bununla birlikte ne yazık ki birkaç yıldır durgun bir seyir izliyor. VoIP’in başarabilmesi, hakikaten kalkışa geçmesinden önce üzerinden geçilmeye ihtiyacı olan birçok durum var. Bunlardan en kritik olanı tamamen algıyla ilgili: VoIP ile ilgili olarak gizliden gizliye halen devam ettirilen güçlü bir iyimserlik havası var (özellikle de iş dünyasında). O da şu ki IP telefon gayet iyi çalışıyor ve kalite geleneksel taşıyıcı hizmetlerinkiyle eşdeğer. VoIP satıcıları, VoIP’in güvenilir, maliyet verimli, güvenilir bir alternatif olarak CIO’lara satması gerekiyor. Ve aynı zamanda korku, kararsızlık ve şüphe faktörlerinin giderilmesi lazım.

Pazar araştırma firması Current Analysis’a göre, “İşletmeler, VoIP uygulamasının maliyet verimliliği hakkında birbiriyle çelişen bir sürü mesaj alıyor. Bu belirsiz mesajlar işletmelerin VoIP’i geniş bir ölçekte konuşlandırmaktan kaçınmalarına neden oluyor.” Current Analysis, önümüzdeki yıl (ve uzun vadede) pazar liderlerinin VoIP’in kurumlar tarafından benimsenmesinde önemli bir etkiye sahip olacağını tahmin ediyor.

Gelişen standartlar: Session Initiation Protocol, standarları oluşturanlar, onları destekleyen firmalar tarafından geliştirilmeye devam edecek ve H.323 standardının yerine geçerek firmaların VoIP ekipmanlarına entegre edilecek. Geniş bir talep oluşması için, mümkün olduğunca çok protokolün desteklenmesine hâlen ihtiyaç duyuluyor.

Yeni uygulamalar:
İşletmeler, paket tabanlı iletişimin avantajından yararlanan yeni bir tür iletişim uygulamalarını devreye sokmaya başladı (ya da uygulamaya hazırlanıyor). Bunlar arasında multimedya konferans, video, varlık yönetimi, IP destekli çağrı merkezleri ve “konuşmak için tıkla” müşteri desteği gibi e-ticaret uygulamaları yer alıyor.

Güvenilirlik ve güvenlik: Potansiyel kurumsal müşteriler düzenli olarak, geleneksel ses ağlarıyla karşılaştırıldığında paket telefonculuğun düşük seviye güvenilirliğini ve güvenliğini dile getiriyor. VoIP ağgeçitlerinin güvenilirliğini en üst seviyeye çıkartacak çözümler sağlamak bu endişeleri gidermenin merkezinde yatıyor. Hem güvenlik hem de devamlılığı sağlamak üzerine yapılan bu tür geliştirmeler birçok satıcının ana odağı olmuş durumda.

VoIP pazarı için bir diğer önemli faktör, daha ne kadar çok taşıyıcının kendi VoIP hizmetlerini devreye sokacağı. Taşıyıcılar özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmelere birçok VoIP hizmeti sunarak pazara akın ediyor. Current Analysis araştırmasına göre, “Bu yeni hizmetler kurumlara TDM’den IP’ye migrasyon çözümü sunarak mümkün olduğunca hibrid bir ortamda çalışmalarına imkan tanıyor, operasyonel tasarruf, yeni özellikler ve esnek çağrı yönetimi seçenekleri sağlıyor”.

Güvenlik meseleleri ne durumda?

VoIP’i çevreleyen güvenlik meseleleri, teknik zorluklar daha fazla ortaya çıktıkça, geçen zaman içinde kaynamaya başladı. Bununla birlikte satıcılar ve kurumlar yakın zamanda problemlere yönelmeye başladı. 2005’te, CIO.com’daki bir makale risk ve zorlukları değerlendirdi. Bu makaleyi kaleme alan yazar, “…IP ses sunucuları virüs saldırılarına ve hacker’lara karşı hassas. Hatta VoIP, iş kesilme ve paket kaybına geldiğinde verilerden daha hassas. Şu ana kadar veri ağlarına uygulanan güvenlik çözümleri VoIP için iyi çalışmıyor. Örneğin, geleneksel güvenlik duvarları gecikmelere ve çağrıların engellenmesine neden olabilir. Ve şifreleme de gecikme ve jitter’a (çağrıları bozan paket yavaşlamaları) neden olabilir. Sonuç olarak güvenlik tekniklerinin VoIP’e göre özelleştirilmesi gerekiyor. Ve VoIP ekipmanlarının da güvenli, kilitli bir yere konuşlandırılmasına ihtiyaç var. “ Yazı aynı zamanda şifrelenmemiş VoIP aramalarının da, İnternet’ten indirilen yazılımlar kullanılarak kolayca durdurulabileceği konusunu vurguluyor.

Açıkça görülüyor ki yapılması gereken çok iş var. Güvenlik konularının büyük bir endişe olmaya başladığını hatırlatarak, VoIP ilk kez, en son SANS Institute güvenlik güncellemesinde top 20 listesine girdi. Pazar araştırma firması IN-Stat Kasım 2006’daki raporunda, “VoIP Güvenliği: Büyüyen Tehlikeye Hazırlanmak. IP PBX ve IP telefonlara hızlı bir biçimde adapte olmaya hazır işletmeler var ve firmaların VoIP’i barındırabilmesi için güvenlik teknolojilerini elden geçirmeleri gerekiyor.” diyor. Bir IN-Stat anketi, katılımcıların yüzde 40’tan fazlasının VoIP uygulamalarının güvenliğini sağlamak adına özel planlarının bulunmadığını ortaya koydu. Büyük bir kısmı ise bunu yapabilecek bütçelere sahipti. Ve onlardan VoIP güvenliği konusundaki bilgi seviyelerini puanlamaları istendiğinde çoğu kendilerini “biraz bilgili” olarak karakterize etti ki bu anketteki en düşük puandı.

VoIP konusunda ülkemizde yaşananlar
VoIP konusunu işleyeceğimizi duyurduğumuzda adeta firmalardan görüşler yağmaya başladı. Türkiye’yi bu teknolojiyle tanıştırmak bir yana biraz daha üzerine düşsek mevcut altyapıyı tamamen IP tabanlı yapma çalışmaları sürdüğünü dâhi söyleyebiliriz size. Ortak sorularımız da oldu tabii ki. Soruları sorarken öncelikli amacımız bu teknolojiye dair sunulan ürün ve hizmetlerin neler olduğu, IP tabanlı iletişime geçmek isteyen firmaların dikkat etmeleri gereken noktalar, bu hizmeti/servisi verenlerin önümüzdeki döneme dair planları ve mevcut altyapıların VoIP kullanımı için yeterli olup olmadığı bu ortak soruları oluşturuyordu. Şimdi bu ortak soruları irdeleyelim, durumu değerlendirelim ve gelecekte ülke genelinde IP tabanlı iletişime geçişin tahminen ne zaman olacağına bir bakalım; ama önce sorular…

Sunulan ürün ve hizmetler neler?
Öncelikle ürün ve hizmetleri birbirinden ayırmak gerekiyor. Kimi firmalar donanım bazlı faaliyet gösterirken kimileri bu donanımları alıp sundukları çözüme dahil ediyor. Alfabetik sırayla gidersek ilk konuğumuz Armada olarak karşımıza çıkıyor. Sektörün bu önemli firması Cisco’nun VoIP yönlendiricileri, IP telefon ve birleşik mesajlaşma çözümlerini sunarken, yine Cisco’nun bir alt şirketi olan Linksys’nin SIP tabanlı telefon sistemlerini ve analog telefon adaptörlerini portföyünde bulunduruyor. Armada bunun dışında Nortel’in analog, IP ve hibrid yapıdaki santral çözümlerini, 3Com’un NBX mimarisindeki IP telefon çözümlerini ve Dlink’in ses geçidi çözümlerini VoIP alternatifleri olarak sunmakta.

Konu hakkında bilgi aldığımız Ağ ve İletişim Ürünleri Pazarlama Müdürü Mesut Sarıoğlu bu ürünlerden hangisi daha çok tercih ediliyor sorumuza “Orta ve büyük ölçekli işletmelerin en çok Cisco ve Nortel’in kurumsal ses çözümlerini tercih ettiğini görüyoruz. KOBİ’ler daha çok Linksys ve Dlink ses geçidi çözümlerine rağbet gösteriyor. Ayrıca Nortel’in KOBİ’ler için tasarladığı yeni VipNET ses çözümleri de büyük ilgi görüyor.” yanıtını verdi.

VoIP konusunda projelendirme, ağ servis kalitesi ayarları danışmanlık hizmetleri ve ürün satışı yapan Bimel’de sorularımızı Network Genel Müdürü Ender Kefoğlu’na yönelttik. Kefoğlu kurulum kolaylığı ve geniş fonksiyonları sebebiyle Avaya IP Office cihazlarına odaklandıklarını belirtirken bu cihazların temelde bir telefon santrali olarak tasarlandığını, üzerine analog ve dijital telefonlar bağlanabildiğini ve diğer cihazlardan farklı olarak ethernet standartında ağ bağlantıları sunmasıyla gerek IP telefonlarla gerekse diğer IP Office santrallerle rahatça haberleşebildiğini belirtiyor.

Ses iletişimi denince öne çıkan firmalardan bir diğeri ise Bircom’du. Firmanın Genel Müdürü Burçin Bircanoğlu, Xpeech markalı ürünlerin dağıtım, lokalizasyon, eğitim, saha kurulum desteği, merkezi yönetim hizmetleri ve satış sonrası hizmetlerini verdiklerini belirtiyor. Xpeech VoIP akademi adı verilen eğitim programında bugüne kadar 127 telekom sektörü firmasının teknik personelinin tamamlandığını söyleyen Bircanoğlu, üniversitelerle ortak çalışmalar yürüttüklerini ve elektronik haberleşme bölümü öğrencilerinin uygulamalı sınıflarından faydalanmalarını sağladıklarının altını çiziyor.

Donanım tarafında yolumuza devam ettiğimizde karşımıza çıkan bir diğer firma da Elkotek. Ürün Yönetimi Direktörü Bener Şişko, VoIP alanındaki portföylerinin yeni nesil şebeke ürünlerinden oluştuğunu belirtiyor. Veraz Networks, Celtro, TTI firmalarının Class 4 ve Class 5 softswitch, Telco seviyesi media gateway, işaretleme, ücretlendirme ve diğer IP uygulama sunucularını müşterilerine sunan Elkotek’in bu alanda kendi geliştirdiği ve Inteliex olarak adlandırdığı IP tabanlı haberleşme platformu da bulunuyor.

Türkiye’nin dünyaya açılmış ve 2001 yılından bu yana VoIP ürünleri üreten Karel bir başka konuğumuzdu. Firmanın İş ve Ürün Geliştirme Müdürü Gökhan Yazıcı “sayısal DS200 telefon sistemimiz için hem donanım hem de yazılım tasarımı tamamen kendi Ar-Ge’miz tarafından geliştirilen VoIP modülü sayesinde, VoIP uygulamalarının ilk yaygınlaşmaya başladığı tarihten itibaren Karel olarak müşterilerimize çözüm sunabilir konumda olduk.” açıklamasını yapıyor. 2002 yılından bu yana AudioCodes ile işbirliği yürüttüklerini kaydeden Yazıcı, “AudioCodes’un gelişmiş ve teknolojik olarak üstün ürünlerden oluşan media gateway, media server ürün ailesini operatörlere, sistem entegratörlerine ve uygulama geliştiren firmalara ulaştırmaktayız” sözleriyle bu alandaki ilk firmalardan biri olduğunun altını çiziyor.

oIP konusunda global anlamda baktığımızda Nortel’in ve dolayısıyla Nortel Netaş’ın önemli bir yeri var. Nortel, Dell’Oro Group, Synergy Research gibi çeşitli araştırma şirketlerinin son raporlarına göre kurumsal ve taşıyıcı VoIP pazarında lider konumda. Oniki yıl içinde 550’den fazla ses şebekesinde VoIP kurulumu gerçekleştiren şirket, Nortel Netaş olarak Türkiye’de de Boğaziçi Üniversitesi, Mercedes-Benz, Erikli Su gibi büyük ölçekli firmaların bu teknolojiye geçmesinde pay sahibi.

VoIP’nin yaygınlaşmasıyla birlikte bu teknolojide ürün sunan firmalar da çeşitleniyor. Bu firmalardan biri olan Philips hem dect hem de İnternet telefonu özelliği taşıyan ürünleriyle dikkat çekiyor. Windows Live Messenger ve Skype için ayrı modelleri olan firmanın Türkiye pazarında iki farklı modeli bulunuyor. Konu hakkında bilgi aldığımız Satış Müdürü Kutay Ulutaş, önümüzdeki günlerde PC’ye bağlamaya gerek kalmadan çalışabilen iki yeni Skype uyumlu modeli sunacaklarını belirtiyor.

Türkiye’nin 2007 yılında telekom sektöründe büyük bir atılım yapmaya hazırlandığını belirten Probil Network Çözümleri Direktörü Necmi Ön, bir bütünün parçası olmayan herhangi bir hizmet ya da ürüne odaklanmadıklarını belirterek “VoIP de bizim için bütünün bir parçası olduğu durumlarda değerli” açıklamasını yapıyor. Probil’in diğer hizmetleriyle birlikte sundukları arasında alternatif operatörlerin ağ altyapısı ihtiyaçlarını karşılayan router, switch, voice gateway, soft switch, IP DLSAM, IP Telephony, IP PBX, VoDSL gibi ürün ve çözümler bulunuyor.

Türkiye pazarına VoIP alanında 7 ayrı ürün sunan USRobotics’te sorularımızı Türkiye Satış Müdürü Yosi Rafael yanıtladı. Rafael, en çok ilgi gören ürünlerinin USR9620 USB telefon adaptörü olduğunu belirtirken, Skype destekli bu ürünün kullanım kolaylığı, çağrı yönlendirme özelliği gibi avantajlarının tercih edilme nedenini artırdığını kaydediyor.


Bu soruya dair son görüşümüz Zyxel’den geldi. Görüşünü aldığımız Telco Ürün Sorumlusu Yasin Batmaz, dokuz farklı ürün sunduklarını, en çok ilgi görenin ise şu an için 2 FXS portlu IAD modeli olduğunu belirtiyor. Ürün, ADSL modem/router, 4 port switch, 2 FXS port, 1 life-line port, 54 Mbps Access Point, 20 IPSec VPN sonlandırma özelliklerine sahip. Daha üst sınıflarda 6 handset destekli VoIP gateway ve IP PBX gibi ürünler bulunuyor. Batmaz, UMTH firmalarının ev kullanıcılarına VoIP hizmeti götürmeye başlamasıyla DECT-SIP phone modelinin daha çok ilgi görmesini beklediklerini ifade ediyor.

VoIP’e geçmek isteyen firmalar nelere dikkat etmeli?
Bu soru dosyamızın kilit sorularından biriydi. VoIP iyi güzel ama her IP tabanlı çözüm her firmanın işine yarar mı? Geçişi planlayan firmanın başta İnternet bağlantısı olmak üzere ağ altyapısı buna uygun mu? Uzmanları dinleyelim: Avaya Genel Müdürü Sinan Dumlu bu durağımızdaki ilk konuğumuz. Telefon giderlerinin azaltılmasında uygun ses operatörünün seçilmesi ve IP telefonu olarak adlandırılan teknolojinin kullanımının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

İşletmelerin ürün seçimlerini tek bir alana bakarak değil, IP telefon teknolojisinin tüm özelliklerine bakarak yapmaları gerektiğini ifade eden Dumlu, IP bazlı ses paketlerinin iletim sırasında dinlenmesini engellemek için kriptolanması (3DES veya AES) gerektiğini, burada ideal durumun ise tüm IP handsetler ve gatewayler arasında bu özelliğin desteklenmesi olduğunun altını çiziyor.

Sorularımızı yanıtlayan bir diğer isim olan Doruknet Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Şenol Doyranlı; müşterilerin VoIP hizmeti alırken servis sürekliliğine ve verilen hizmetin kalitesine dikkat etmesi gerektiğini belirtiyor.

Bu alanda sorularımızı yanıtlayan yetkin isimlerden biri de geçmişte yüzlerce VoIP projesini hayata geçirmiş olan Ipera Genel Müdürü Tolga Gündüz’dü. Gündüz, “Ülkemizde -biraz da ekipman satıcılarının yönlendirmesiyle- VoIP projeleri arasında tüm dikkat, VoIP ekipmanlarına yönlendiriliyor.” açıklamasını yapıyor. Gündüz sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Halbuki ses kalitesini doğrudan etkileyen ağ altyapısı, kullanıcıların rahatça kullanım yapabilmesini sağlayacak olan numara planlaması, ekipmanların yetenekleri kadar önemli başlıklardır.”

Sürat Teknoloji Bütünleşik Ağlar Grup Müdürü Şadi Selim, “IP Telefon ve VoIP genelde aynı kavramlar gibi görülür. Fakat aralarında ciddi farklar bulunur. VoIP, IP ağlarının sadece PBX temelli oturumları taşımak için kullanırken; IP Telefon IP’yi tek bir ağ üzerinden masaüstüne kadar getirir, kurumsal uygulamaların rahatça kullanılabilmesini sağlar, kurumların güvenilirlik ve erişilebilirliklerini artırır, yüksek bir yatırım geri dönüşü sağlamak için ses ve veri ağının ayrı ekipler yerine tek bir ekiple yönetilmesini sağlamak gerekir. IP telefon sistemlerinin yönetimleri, raporlamaları ve takibi ne kadar kolay ise VoIP sistemlerinin ki de bir o kadar zordur.” açıklamasını yapıyor.

Turkcell grup şirketlerinden biri olan ve sunduğu hizmetler arasında TellcomVoIP adlı bir hizmeti de bulunan Tellcom’da sorularımızı Genel Müdür Veli Tan Kirtiş’e yönelttik. Kirtiş, tek bir özelliğe bağlı kalınmadan birden fazla dikkat noktası bulunduğunu belirterek bunları “mevcut teknolojik altyapılarına uygun data hattı ve donanım; kurulum, bakım / onarım ve satış sonrası müşteri ilişkileri yönetimi kapsamında iyi seçilmiş bir servis sağlayıcı ile ilerleme; ihtiyaçlar doğrultusunda özel takip ve raporlama sisteminin iyi belirlenmiş olması, ileriye yönelik teknolojik ihtiyaçların da öngürülerek, bu ihtiyaçları karşılayabilecek hızlı ve yenilikçi operatör seçimi” olarak sıralıyor.

Bu alanda soru yönelttiğimiz bir diğer isim de Tepum Teknoloji idi. Grup şirketlerinden Secura’nın danışmanlarından E.Umut Akgül, “VoIP teknolojileri düşünüldüğünde, uzun mesafe görüşmelerinde gerçekleştirilecek maliyet tasarrufu ilk akla gelen katma değer olmaktadır. Bu kolay ölçülebilen tasarruf dışında, önümüzdeki iş yaşamını yakından ilgilendiren ve sağladığı katma değerlerin ölçümü daha da zor olan çözümler göz ardı edilmektedir.İşbirliği (collaboration) ve mobilite kurumların verimliliğini doğrudan etkileyen faktörlerdir. Kurumlar IP teknolojilerine geçişte kendi koşullarını ve iş hedeflerini değerlendirerek doğru teknoloji ve çözümlere yatırım yapmayı hedeflemeliler.” açıklamasını yapıyor.

Peki ya planlar?

Her firma bu popüler teknolojideki iddiasını ortaya koydu. Armada Ağ ve İletişim Ürünleri Pazarlama Müdürü Mesut Sarıoğlu; “Önümüzdeki dönemde, kurumsal pazar için VoIP çözümlerimizi yeni yazılım entegrasyonlarıyla daha rekabetçi hale getirirken; tüketicilere yönelik ürünlerimize, bir servis sağlayıcı firmanın sunduğu ses hizmetini entegre ederek pazarda ses getireceğiz.” Açıklamasını yaparken; Avaya Türkiye Genel Müdürü Sinan Dumlu, “IP telefonu temelli çağrı merkezlerinde yüzde 80’i geçen pazar payı ile Türkiye pazarında birinciyiz.” açıklamasını yaparken 2003 yılına oranla cirolarını üç kat yükselttiklerini, iş ortaklarının verdiği ek ürünler ve hizmetler katıldığında son kullanıcı alım bedelleri açısından 25-30 milyon dolarlık bir satış cirosuna sahip olduklarını belirtti.

Bimel Network Genel Müdürü Ender Kefoğlu; “Pazardaki istek artışına hazırlıklı olmak için ürün ve hizmet portföyümüzü genişletmek mecburiyetindeyiz. Üretici firmalar zaten yeni modeller ve teknolojilerle üzerlerine düşeni yapıyorlar. Bu yeni ürünlere ve teknolojilere adapte olmak için sürekli eğitim de şart. Artık switch ve router ürünleri ses haberleşmesiyle ilgili QoS özelliklerine daha fazla odaklanıyorlar ve ürünlerini bu anlayışa göre yeniden tasarlıyorlar. Uzak Mesafe Taşımacılık Hizmetleri veren firmaların çoğunun ucuzluğundan dolayı IP teknolojisi kullandığını düşünecek olursak, ses haberleşmesi için network teknolojilerine çok iş düşecek ve biz bu günlere hazırız.” yorumunu yaptı.
UMTH sektörüne yönelik hareket edeceğini açıklayan firmalardan biri de Ipera idi. Genel Müdür Tolga Gündüz bu isteklerini, “Önümüzdeki dönemde geliştirdiğimiz çözümleri, UMTH operatörlerinin servisleri ile entegre edip hizmet olarak sunmayı planlıyoruz.” sözleriyle ifade etti. Şu anda her kapasite segmentine yönelik VoIP destekleyen sistemimiz mevcut. Bundan sonra da bu yaklaşımımızı devam ettireceğiz. Karel olarak hep müşterilerimizin gerçek ihtiyaçlarını belirleyerek onlara, onlar için en uygun olan çözümleri sunuyoruz. Bunu yaparken de elbette teknolojinin gerektirdiği gelişmeleri ürünlerimize yansıttık. Ürünlerimizdeki VoIP gelişimi de bu şekilde oldu ve böyle olmaya da devam edecek.” Sözleriyle firmasının yaklaşımını ifade eden İş ve Ürün Geliştirme Müdürü Gökhan Yazıcı, 2001’de başladıkları VoIP yolculuğunu devam ettireceklerinin sinyalini veriyor.

Koç.net Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca, A tipi UMTH hizmeti vermeye başladıklarının altını çizerek; “Önümüzdeki dönemde özellikle genişbant üzerinden verdiğimiz ses hizmetelerine yoğunlaşmayı düşünüyoruz.
Bu sene de yeni hizmetlerle büyümeyi hedefliyoruz. Öncelikle A tipi UMTH hizmeti vermeye başlamış olmamız bizim için önemli bir adım. Bu kapsamda Koç.net’den hizmet alan müşterilerimiz uzak mesafe telefon konuşmalarını artık herhangi bir numara çevirmeden yapabilecekler. A tipi lisans ile birlikte pazardaki rekabet artacak. Kullanıcılar şehirlerarası, uluslararası ve GSM aramaları için tek bir telekomünikasyon operatöründen hizmet alabilecekler. Farklı ürün ve paketler kullanıcılara sunulacak. Koç.net olarak, A tipi UMTH hizmeti vermeye başlayan diğer telekom şirkertleri arasında farklılaşacak hizmetlere yoğunlaşacağız.” yorumunu yapıyor.

Bir diğer sektör temsilcisi Millenicom Türkiye’nin Genel Müdürü Tuğrul Cora da geleceğe umutla bakanlardan. Cora; gelecek planlarını; “Özellikle genişbant İnternet erişiminin yaygınlaşması ile uç kullanıcılar tarafında VoIP tabanlı ses kullanımının büyük bir hızla artacağını öngörüyoruz. Bu sebeple de kurumsal müşterilerimize vermekte olduğumuz VoIP tabanlı hizmetleri bireysel kullanıcılar tarafında da yaygınlaştıracağız. Bu hizmet modeme bağlı bir adaptör ve adaptöre bağlı analog telefon vasıtasıyla olabileceği gibi, doğrudan PC’ye bağlı bir kulaklık marifetiyle de alınabilecektir. Türkiye’de IP numaralandırmanın mümkün hale gelmesinin ardından, VoIP üzerinden hizmet verilen telefonlara bütün dünyadan erişilebilecek numaralar vermek de mümkün olabilecektir.” sözleriyle ifade ediyor.

IP teknolojisine global bazda yön veren firmalardan olan Nortel’in planlarına dair sorumuzu İş Geliştirme ve Pazarlama Müdürü Selcan Taşkıran yanıtladı. “Bu dünyayı olanaklı kılan IMS (IP Multimedya Sistemi) teknolojileri, iletişimi son kullanıcılar için yeni bir düzeye taşıyor. Değişik erişim yöntemlerinin (mobil, sabit, fiber optik/DSL) tümleştirilmesine olanak veren IMS; ağın gücünü aboneye ve birçok uygulamayı tek ve kişiselleştirilmiş bir platforma taşıyor. IMS teknolojilerinin hayatımıza getirdiği bir başka uygulama ise IPTV teknolojisi. İletişim servisleriyle televizyon deneyimini birleştirerek kullanıcının kendi servislerini özelleştirmesini sağlayan bu teknoloji, klasik TV yayıncılığını, filmleri ve videoları kişiselleştirilmiş deneyime dönüştürüyor. Internet TV sayesinde kullanıcılar içeriğin nasıl, ne zaman, nerede ve hangi cihazda (masa bilgisayarı, dizüstü bilgisayar, TV, PDA veya cep telefonu) görüntüleneceğini belirleyebiliyor. Kablolu, kablosuz ve kurumsal iletişim ağları için yeni nesil VoIP ve multimedya uygulamaları geliştirmede lider olan Nortel, IMS ve IPTV uygulamalarının yaygınlaşmasına da öncülük ediyor.” açıklmasını yapan Taşkıran, IP tabanlı sistemlerin ses iletişimiyle sınırlı kalmayacağının altını çiziyor.

Sektördeki yerli oyunculardan biri olan ve kullandığı IP santralleri ve muhasebe yazılımlarında tüm merkez cihazları hazır almak yerine kendi bünyesinde geliştiren Sahra Telekom’un Genel Koordinatörü İrfan Sami Başoğlu, kendilerine sağlanan bu avantajla hızlı bir büyüme sergileyeceklerini belirtirken, “Önümüzdeki dönemde hedefimiz müşterilerimizin var olan sabit İnternet bağlantıları üzerinden görüşme yaptırabilmenin yanı sıra , müşterilerimize taşınabilir İnternet cihazları ve PDA’lerle kablosuz İnternet ağları üzerinden ses, data ve görüntü hizmeti verebilmek. Bununla ilgili alt yapı çalışmalarımıza başladık verilecek olan lisanları bekliyoruz.” yorumunu yapıyor.

Hedefini bireysel kullanıcılar ile küçük ve orta ölçekli firmalar olarak belirleyen Tellcom’un Genel Müdürü Veli Tan Kirtiş, bu hedefleriyle ilgili olarak “Müşterilere İnternet erişimi ile entegre VoIP servisleri geliştirmek, ayrıca VoIP hizmetini küçük ve orta ölçekli firmalar ve bireysel kullanıcılar için de öncelikli tercih haline getirmek.” amaçlarıyla yollarına devam ettiklerini belirtiyor.

VoIP değil; FoIP!

Yazımızda sürekli VoIP’ten bahsettik ama IP tabanlı dediğimizde işin içinde sadece ses iletişimi bulunmuyor. Fax over İnternet Protocol’un kısaltması olan FoIP teknolojisi faks makinelerinin ağ paketleri şeklinde haberleşmesini sağlıyor. FoIP kullanılarak faks, telefon hatları yerine İnternet üzerinden gönderiliyor. FoIP kullanılarak sayısal veri iletilmek üzere paketlere ayrılıyor. Geleneksel olarak bu veri transferi verinin analoğa çevrilerek PSTN üzerinden gönderilmesi ile yapılıyor. Fax Over IP, faks bilgisinin İnternet üzerinde gerçek zamanlı olarak dolaşmasını sağlıyor. Ayrıca faks bilgisini e-posta’ya benzer şekilde kaydederek başka bir kişiye iletebiliyor. Sayısal veri analog veriden daha az bant genişliğine ihtiyaç duyduğundan FoIP yöntemi analog fakslama yöntemine göre daha emniyetli kabul ediliyor. Çünkü faksın sunucu içerisinde tutulmasını ve bazı durumlarda faksın gönderilmesi tamamlanana kadar faks göndermenin tekrarlanmasını sağlıyor. Faksın alındığı durumda, faksın saklanması ve iletilmesi için sabit bir hatta ihtiyaç duyulmadığından meşgul hat ve kağıt eksikliği gibi problemlerle karşılaşılmıyor. Bu alandaki önemli yazılımlardan biri olan Captaris Rightfax’ın Türkiye temsilciliğini Kets Ltd. yürütüyor.

Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Related Posts

One Comment

  1. Eva CoulthardNis 18, 2010 at 00:06

    The top 10 hacking movies and more are listed at http://hackingmovies.com/ – there are loads of geek movies and computer hacker movies listed there.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kapat